BOX OFFICE TOP 10
- 1. Avatar
- 2. Yahşi Batı
- 3. Sherlock Holmes
- 4. Paranormal Activity
- 5. Gelecekten Bir Gün
- 6. D@bbe 2
- 7. Alvin ve Sincaplar 2
- 8. Aklı Havada
- 9. Pıtırcık
- 10. Başka Dilde Aşk
Veri aralığı: 15 Ocak 2010 - 22 Ocak 2010
Veriler "Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi" tarafından sağlanmaktadır.





















































































Tim Burton’un son harikası “Alice Harikalar Diyarı’nda”nın (Alice in Wonderland) müzik piyasasını da hareketlendireceğe benziyor. 5 Mart’ta sinemalarımızda gösterime girecek olan filmin iki albümü yolda.
Daha önce yardımcı yönetmen, yapımcı olarak karşımıza çıkan Taner Elhan ilk yönetmenlik denemesinde Onur Ünlü’ün oyunbaz ve ironik senaryosunun altından başarıyla kalkıyor ve bizleri sinemamızda görmeye alışık olmadığımız türden, farklı bir aşk hikayesiyle baş başa bırakıyor.
Deborah Kaplan ve Harry Elfont’un kaleme aldığı Anand Tucker’ın yönettiği, başrollerini Amy Adams, Matthew Goode, Adam Scott, John Lithgow ve Kaitlin Olson’un paylaştığı Aşka Yolculuk (Leap Year) 26 Mart 2010 tarihinde sinemalarımızda gösterilmeye başlanacak. Vizyon öncesinde bu iddialı romantik komedinin prodüksiyon notlarını sizlerle paylaşmak istedik:
Sinema dünyasının en prestijli, en popüler ödülü kabul edilen Oscar'ın adayları açıklandı. Beklendiği gibi “Avatar” ve “Ölümcül Tuzak” (The Hurt Locker) En İyi Film ve En İyi Yönetmen' ödülleri dahil 9 dalda adaylık kazandılar.
Fakir bir işçi mahallesinde büyüyen Kanada doğumlu Jim Carrey, her büyük başarının ardında bir trajedi yattığını kanıtlarcasına zorluklarla dolu bir geçmişe sahip. Ailesinin sessiz sakin bir çocuk olarak tanımladığı Carrey, resim yapmayı seven, ailenin geçimi için babasına yardımcı olan bir ufaklıktı. 13 yaşındayken bir orkestrada saksafon çalan babasının işini kaybetmesinden ve büyükbabasıyla olan ilişkisinden hayli etkilen Carrey, o günlerden şöyle bahsediyor: "Büyükbabam alkolikti, her yıl babamı bir köşeye çekip ona işe yaramaz biri olduğunu söylerdi. Bunu izlemek beni mahvederdi. Babam tek kelime edemezdi, çünkü gerçekten iyi bir insandı. Ancak ben onun gibi değilim, pisliğin tekiyim! Büyükbabam ölünce onun taklidini yapmak için can atıyorum."
















Öyle kahkahalarla gülmeyi bekleyerek seyretmemek lazım. Satıraralarından herkesin alacak ufak tefek mesajları olduğu da bir gerçek.
Gişe ve giren film sayısı karşılaştırıldığında pek iyi bir sene geçmemiş anlaşılan yerli sinemamız için, ama yine de üretkenlik açsından sanırım son 15-20 yılın en iyi senesi olmuş. ekonomik krize rağmen bu kadar üretken bir yıl geçirmesi sinemamızın sevindirici. Hem bildiğim kadarıyla birçok genç yönetmende ilk filmini çekti bu yıl. Sadece genel seyirci kitlesinin yaşının epey düşük olması ve komedi dışında pek bir şey izlemek istememeleri düşündürücü. Ben önümüzdeki yıllardan umutluyum.
Önereceğim bir film. Almodovar, kendine has, farklı bir aşk hikayesiyle karşımızda. İlk dönem filmlerine daha yakın duran bir çalışma. Penelope Cruz her zamanki gibi muhteşem.
Bayılıyorum Woody Allen'ın filmlerine. Sanırım onun ironisine, tarzına sahip başka bir yönetmen yok. Filmleri hem komik, hem ironik ve eğlenceli, hem de düşünsel bir zenginliğe, entellektüelliğe sahip. Allen sineması kendisine özel, tarihe kazınan bir dile sahip. Sinemasını henüz keşfetmemiş olanlar hemen filmlerini bulup izlemeye başlasınlar derim. Kanımca Woody Allen'ı izlemediyseniz sinemaya dair bir yanınız eksik demektir.
Büyülü bir güzelliği var, erkek olsam kesin hastası olurdum. Sarışınlara genelde yakıştırılan aptal nitelemesini tamamıyla boşa çıkartan bir duruşa sahip. Oyunculuğunu çok etkileyici buluyorum. 40 yaşında, anne ama sanki hiç yaşlanmayacak gibi.