Daha önce yardımcı yönetmen, yapımcı olarak karşımıza çıkan Taner Elhan ilk yönetmenlik denemesinde Onur Ünlü’ün oyunbaz ve ironik senaryosunun altından başarıyla kalkıyor ve bizleri sinemamızda görmeye alışık olmadığımız türden, farklı bir aşk hikayesiyle baş başa bırakıyor.Sıra dışı, kara bir aşk hikayesi
Bir aşk filminde ne kadar garip şeyler olabilir? Düşünüce ilk anda aklımıza çok şey gelmese de hepimiz biliriz ki, aşk gibi insanlık tarihinin başat konularından, çetrefilli bir başlığın uzanabileceği gariplikler epey fazla olabilir. Lakin, gerek günlük yaşam, medya, gerekse sinema ve edebiyat açısından günümüzün ana gündem ve tüketim konularından olan ve belli şablon ve kodlamalarla çerçevelenmesine alıştığımız aşka dair ilk anda zihnimizde sıra dışı şeyler canlanmaması da anlaşılır bir şey. Tüketim çağının hızı ve yüzeyselliği bu sorgulama ve düşünmeye maalesef yeterli şansı tanımıyor. İşte Onur Ünlü ve Taner Elhan da daha çok buna güvenerek, bizi sıra dışı, kara bir aşk hikayesi sunuyor.
Aşkın kötülükle imtihanı
Önceki Onur Ünlü film ve senaryolarındakine benzer biçimde, kendini çok ciddiye almayan ama çok şey söylemekten de vazgeçmeyen, dilin (şair kimliği de tanıdığımız Ünlü yine dialoglarında ve bizzat senaryoda yer verdiği şiirlerle bizleri dilsel bir oyuna da davet ediyor.) öne çıktığı “Acı Aşk”, Taner Elhan’ın usta işi yönetimi, filmin ironik diline eşlik eden başarılı kamera kullanımıyla ortaya seyir zevki yüksek bir iş çıkartıyor. Dramatik yapısı öne çıkan filmde giderek, romantik komedilere has (ama asla romantik komedi şablonlarına kapılmadan) gülümseten bir karmaşanın ve polisiye tarzı gizemin sizi sardığını hissediyorsunuz. Filmin dörtlü aşk hikayesine dönüşmesiyle işler iyice karışıyor ve karakterler yaptıklarıyla onlarla özdeşleşmemize, onların acısına saygı duyup, ortak olmamıza izin vermiyor. Bu acayip filmin en acayip yanı da belki burada ortaya çıkıyor. Bu aşıklar basbayağı kötüler. Hani bazen şöyle evire çevire dövmek isteyeceğiniz kadar kötü… Evet, her aşk, arzu, ihtiras insanları kötü olmaya zorlayabilir ama filmin başarısı sadece aşktan kaynaklanmayan, insan ruhundan kaynaklanan bir kötülüğü bize yansıtabilmesi.
Başka türlü bir melodram
Yeşilçam’a saygı, son yıllarda bazı yapımlarda hissettiğimiz, gördüğümüz bir durum, “Acı Aşk”ta ele aldığı melodrama çalan hikayeyle, çok da çaktırmadan saygı duruşunda bulunuyor. Yeşilçam melodramlarında olduğu gibi biraz ipe sapa gelmez, uçucu, abartılı bir hikaye sunuyor ama tüm bu hafifliğe rağmen karakterlerinin ele avuca gelmesini sağlıyor. Yeşilçam melodramlarının abartıp, bizi duygu sağanağına sokarak yaptığı işi “Acı Aşk”, incelikli, gizemli olay örgüsü ve karakterlerinin inandırıcılığıyla başarıyor. Bu yüzden ‘Binbir Gece’ dizisinde canlandırdığı benzer karakterin yarattığı dezavantaja rağmen Halit Ergenç’in performansı bizi tatmin ediyor, oyunculuklara takılmamızı engelliyor. Filmin sürpriz çıkışı ise kuşkusuz Cansu Dere’den geliyor.
“Acı Aşk” Taner Elhan’ın Onur Ünlü’nün senaryosuna getirdiği başarılı yorum ile dediğini yapıyor ve bizlere garip, oyunbaz, gizemli bir aşk öyküsü sunuyor. Kuşkusuz bunda Elhan’ın Onur Ünlü’nün kendi çektiği senaryolarında gördüğümüz abartı ve seyirciyi sık sık dürtükleyerek hatırlattığı bak film izliyorsunuz, bir ilizyon bu yaklaşımını iyi dengelemesinin payı büyük.

