Güzel Günler Göreceğiz (2011)
Dram | 112 dakika
Vizyon tarihi: 03 Şubat 2012
Dil: Türkçe
Yönetmen: Hasan Tolga Pulat
Senaryo: Emre Kavuk
Başroller: Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Feride Çetin
Hasan Tolga Pulat'ın yönettiği paralel hikayeler draması Güzel Günler Göreceğiz 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü'ne layık görüldü...
“Güzel Günler Göreceğiz” bir gün içerisinde İstanbul’da geçer. Beş farklı karakterin günlük hayatta kesişen yolları ve farkında olmadan birbirlerinin hayatına müdahalelerini anlatır. Film, doğrusal olmayan kurgusu ile bütün hikâyeleri iç içe geçirerek anlatır. Bir günlük zaman dilimi; geriye, şimdiye ve ileriye atlanarak ilerler.
YORUM YAZ
YORUMLAR (4)
Neden bu kadar eleştirildiğini anlayamadığım,açık ara son yıllarda izlediğim en iyi Türk filmlerinden biri diyebilirim..Emre Kavuk-Hasan Tolga Pulat bende Arriaga-Inarritu etkisi bıraktı desem sanırım çok fazla abartmış olmam..İkili Antalya'da aldıkları ödülden sonra çıkan tartışmalar nedeniyle ödülü iade edebileceklerini ve bir daha festivallere katılmayacaklarını söylemişler,haksız değiller..Senaryo'da 2 kere sağlam ters köşe oldum..Sinema sever arkadaşların kaçırmamasını dilerim..
Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden biriydi. Senaryo,oyunculuklar ve filmin yönetimi beni gerçekten hayran bıraktı. İnsanların hayatlarındaki kesişimler muazzam bir özenle oluşturulmuş. Mevcut durum ve olaylar farklı farklı karakterlerin gözünden aktarılmış ki filmin en sevdiğim ve saygı duyduğum yanı bu oldu. Aldığı ödülleri sonuna kadar hakettiğini düşünüyorum.





















''Sen, mutluluğun resmini yapabilir misin?İşin kolayına kaçmadan ama...Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğinin resmini değil;ne ak örtüde elmaların,ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini'' filmde Nesrin Cavadzade'nin yorumuyla şekillenen Nazım'ın bu muhteşem mısraları filmin benim için özeti değerinde.Kim olursak olalım,ne yaşarsak yaşayalım tek bir dileğimiz var aslında mutlu olabilmek...Bir gün gelir,dünya bizim için çekilmez bir haldedir,insanlar bizi şekillendirirler,belli kalıplara sokarlar,onların gözünde suçluyuzdur belki de ama bir umuttur yaşatan...İnanmak,suçlamamak,kabullenmeyi öğrenmek,sahip çıkabilmek,sevebilmek için izlemeliyiz bu filmi.(Son sahnede o güzel çocuğun bakışları filmin adına öylesine güzel sahip çıkıyor ki bu bile bir neden izlemek için )