Geçtiğimiz sene Toronto Film Festivali sonrası
Colin Firth, Oscar galibiyetini aylar öncesinde garantilemişti. Yine son beş sene içinde Jeff Bridges’den Daniel Day Lewis’e kadar pek çok erken favori görmüştük. Bu sene ise erkek oyuncu yarışı henüz kesinleşmiş değil. Bunda tabii ki filmlerin bir kısmının henüz görücüye çıkmamasının da payı var. Ancak yine de şimdiden iddialı pek çok isim sayabiliriz. İşte bu sene Oscar’ın peşinden koşan isimler.
George Clooney, Akademi’nin sevdiği bir isim olduğunu zaten garantiledi. Bu sene de kendi yönettiği ‘The Ides of March’ın yanında Alexander Payne’in ‘The Descendants’ıyla yine farklı dallarda Oscar yarışında. Payne çok sıcak ve samimi senaryolarının yanında oyuncularından çıkardığı performanslarla da rüştünü ispatlamış bir yönetmen. ve bu sefer de George Clooney’nin Oscar adaylığına sebep olacak gibi. The Descendants’la ilgili gelen ilk yorumlar çok iyi ve Clooney’nin adaylığı da kesin diyebiliriz.
Bu senenin sürpriz bir şekilde iyi gişe yapan ve iyi eleştiriler alan filmi ‘Moneyball’ spor konseptiyle yeni bir ‘The Blind Side’ sürprizi yapar mı bilinmez. Film bizde de pek yakında vizyona girince daha net bir şeyler söyleyebiliriz. Ancak ‘Moneyball’ da başrol oyuncusunu Oscar yoluna sokacak gibi gözüküyor. Hollywood’un - yaşlansa da – hala altın çocuğu pozisyonunda yer alan Brad Pitt’in adaylığı şu aşamada kesin olarak görülüyor. Hatta belki de Pitt’in bu sene ilk Oscar’ına kavuşma vakti gelmiştir belki de.

Bu seneki Oscar heveslisi bir başka eski ‘altın çocuk’ Leonardo DiCaprio özellikle 2000’lerde yakaladığı prestiji devam ettiriyor. Bir noktada DiCaprio illa ki Oscar kazanacak, hem sektörde hem seyirci nezdinde çok sevilen ve aynı zamanda saygı duyulan bir aktör. Oyuncularının ödül geçmişi konusunda gayet güçlü olan Clint Eastwood’un yönettiği J.Edgar’ın galasından sonra gelen tepkiler çok da olumlu değil. Bu durum, filmin en iyi film adaylığını da kötü etkiliyecek gibi gözüküyor. Ancak yine de DiCaprio’nun performansının son derece güçlü olduğu ve kolaylıkla adaylık alabileceği söyleniyor. Önümüzdeki haftalarda filmle ilgili daha çok eleştirinin çıkmasıyla DiCaprio’nun yarıştaki durumu da netleşecek gibi.
Cannes’da bu sene erkek oyuncu ödülünü alan Jean Dujardin’in başarısını okyanusun öte yakasına taşımasını belki o sıralarda kimse beklemiyordu. Ancak ABD’de The Artist çok beğenildi. Yüksek ihtimalle Akademi de filmi çok beğenip adaylıklara boğabilir ve özellikle eleştirmen ödüllerinde de Dujardin’in ismini sık sık duyabiliriz. Hollywood’un aşina olduğu bir hikayeyi müthiş bir samimiyetle anlatan film Oscar sezonunun en çok adı geçen filmi şimdilik. Tek yapması gereken ise önümüzdeki aylarda bu pozisyonu kaybetmemek olacak. Dujardin’in ise adaylığı şimdilik garanti. Müzikal/Komedi alanında kabul edilirse Altın Küre’si de cepte.

Gary Oldman’ın şu ana kadar tek bir Oscar adaylığının olmaması gerçekten de haksızlık. Eğer ‘Tinker Tailor Soldier Spy’ bir şekilde Akademi’nin gözüne girerse – ki şu anda beklentiler de o yönde – Gary Oldman ilk Oscar adaylığını almaya çok yakın demektir. İngiltere’de oldukça beğenilen filmin Amerikan seyirci ve eleştirmenleri gözündeki değerini ise ancak Aralık’a doğru çözebileceğiz.
Kariyerine çok başarılı komedi performanslarıyla başlayan Harrelson, zaman içinde en karmaşık ve karanlık karakterlere can veren bir oyuncu haline geldi. James Ellroy’un hikayesinden uyarlanan ve 90’larda emniyet teşkilatı çevresinde gelişen karanlık öyküler sunan ‘Rampart’ belki şu aşamada ‘en iyi film’ ya da başka kategorilerde çok şanslı gözükmüyor ama filmi Toronto’da izleme imkanı bulan kesime göre Harrelson’ın Oscar yarışında ciddi bir sürpriz yapma olasılığı var.
Bu senenin belki de en çok konuşulan performansı Michael Fassbender’den geldi. Bu sene filmografisine eklediği ‘A Dangerous Method,’ ‘Jane Eyre’ ve ‘X-Men: First Class’la ciddi bir ivme yakalayan ve sinema dünyasının şu an en çok peşinden koştuğu oyunculardan birisi haline gelen Fassbender kesinlikle adaylık ve ödülleri hakediyor. Özellikle eleştirmenlerin filme ve oyuncuya kendi ödüllerinde sahip çıkmasını da bekliyoruz. Ancak filmin ABD’de 17 yaş sınırıyla girmesi büyük bir dezavantaj ve yönetmen Steve McQueen’in zorlayıcı anlatımı Akademi üyelerinin gözünü korkutabilir bu durumdan da Fassbender zararlı çıkabilir. Ancak yine de Fassbender ne olursa olsun adaylar açıklanana kadar ilk 5’e girme olasılığını belki de hiç kaybetmeyecek tek isim.
Hem bağımsız projeler hem de büyük prodüksiyonlarda rüştünü ispatlayan ve yeni neslin en karizmatik oyuncularından olan Ryan Gosling aslında bu sene iki filmle birden yarışta. Şimdiden kült bir hayran kitlesi edinen ‘Drive’la da adı anılıyor ancak filmin zorlayıcı ve fazla ‘sinefil’ yapısı muhtemelen filmi Akademi radarına sokamayacak. Diğer yandan daha Akademi dostu olan ‘The Ides of March’la hala ufak da olsa bir şansı var. Ne var ki, filmin Oscar yarışında nasıl bir profil çizeceği konusunda insanlar ikiye ayrılmış durumda. Şimdilik adaylar arasına girme ihtimali zayıf gözüküyor Gosling’in, ancak bir son dakika pazarlama taktiğiyle üyelerin oy pusulasına giriş yapabilir.
Arıza rollerin adamı Michael Shannon bir kere daha kanımızı donduracak gibi gözüküyor. Daha önce Revolutionary Road’la adaylık alan Shannon’ın bu seferki karakterinin profili biraz daha belirsiz. Tüm enerjisini ve yatırımlarını gelmekte olduğunu hissettiği bir fırtınadan korunmak için harcayan bir karakteri canlandıran Shannon, filmin gösterildiği Cannes ve Sundance Film Festivallerinde oldukça beğenilmişti. Filmin Cannes’da Eleştirmenler Ödülü’nü aldığını da hatırlatalım. Tabii ki Shannon’ın en büyük dezavantajı henüz bu listedeki diğer olası aktörlerin bulunduğu starlık mertebesine erişmemiş olması. Ancak arızalı karakterlerin aranan oyuncusu Michael Shannon’a her zaman bir ihtimal vermek gerek.
10. Ve Diğerleri
Elbette Oscar’a göz kırpan daha pek çok aktör saydığımız listeyi delmek için bekliyor. Matt Damon’ın adı We Bought the Zoo’yla geçiyor ve sürpriz yapma olasılığı da azımsanmayacak seviyede. Bunun dışında genç oyunculara bakarsak Spielberg’ün ‘War Horse’uyla Jeremy Irvine ve ‘Extremely Loud and Incredibly Close’ ile Thomas Horne’un başarı ihtimalleri filmlerin alacağı tepkilere de bağlı. Bu yılın bağımsız aşk filmi kontenjanında yer alan ‘Like Crazy’ ile Anton Yelchin, son yılların en çok konuşulan oyuncularından Tom Hardy’nin de Warrior’la anılma ihtimali yüksek.
2012 filmleri izle