Nefes Aldırmayan Aksiyon: Tenten'in Maceraları

Nefes Aldırmayan Aksiyon: Tenten'in Maceraları

  • KRİTİK

Steven Spielberg'in son üç filmiyle bir sinema dehası olarak düşüşe geçen kariyerinin şimdilik son halkası "The Adventures of Tintin/Tenten'in Maceraları", performans yakalama tekniğiyle hazırlanan üç boyutlu bir animasyon. Klasik bir film olarak çekmeyi planladığı proje konusunda “The Lord of the Rings/Yüzüklerin Efendisi” serisinin yönetmeni Peter Jackson’ın Spielberg’ün aklını çelip, Tenten’in dünyasını animasyonla daha iyi yansıtabileceğine ikna ettiği biliniyor.
 

2005 tarihli filmi “War of the Worlds/Dünyalar Savaşı” Tom Cruise ile o yılın heyecan yaratan çocuk oyuncusu Dakota Fanning’in varlığına ve bir H.G. Wells romanının yine zamanının en iyi senaristlerinden biri olarak gösterilen David Koepp tarafından uyarlanmış olmasının getirdiği cazibeye rağmen tam bir hayal kırıklığıydı. Dünya genelinde 588 milyon dolar hasılat elde ederek Spielberg’i tatmin ettiyse de aldığı karışık eleştirilerin çoğu olumsuz yöndeydi. Aynı yıl Eric Bana ve Daniel Craig’li “Munich/Münih” geldi. 1972 olimpiyatlarında Almanya’nın Münih kentinde Filistinli militanların İsrailli 11 sporcuyu öldürmesini anlatan yapım En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil beş dalda Oscar adayı olmuştu olmasına fakat Oscar’ın seyircinin genel tercihlerinden uzak oluşunu kanıtlarcasına hızla hafızalardan silindi. Üç yıl ara veren Spielberg Indiana Jones serisine Harrison Ford’lu dördüncü halkayı ekledi. “Indiana Jones and the Kingdom of Crystal Skull/İndiana Jones ve Kristal Kafatası Krallığı” serinin hayranlarını da, genç izleyiciyi de tatmin etmedi. Modası geçmiş olarak tanımlandı. Böylece 2004 tarihli “The Terminal/Terminal”den beri Spielberg büyüsünü yansıtan bir film izleyememiş olduk.
 

Bu yazının asıl konusu olan “The Adventures of Tintin/Tenten’in Maceraları” Belçikalı çizer Hergé’nin dünyaca ünlü karakteri Tenten’in üç klasik macerası “Altın Yengecin Kıskacı”, “Tekboynuz’un Esrarı” ve “Kızıl Korsan’ın Hazinesi”nden Steven Moffat, Edgar Wright ve Joe Cornish tarafından derlenen senaryoya dayanıyor. Dünya çapında 70 dile çevrilip 200 milyondan fazla satan Tenten daha önce 1947’de kuklalarla çekilen bir orta metrajda ve televizyon dizilerinde boy göstermişti. Performans yakalama tekniğiyle üç boyutlu hazırlanan yeni sinema filminin yapımcısı Peter Jackson. Klasik çizgilere yakın duran fazlasıyla uzun açılış jeneriği çocuk izleyicilerin koltuklarına yerleşmesi için daha çok vakitleri olsun diye düşünülerek hazırlanmış gibi duruyor. En son söyleyeceğimizi şimdiden söyleyelim. Filmin tamamı çocuk zekâsı düşünülerek hazırlanmış gibi duruyor. Çocukların da keyifle izleyecekleri bir Spielberg filmi değil “The Adventures of Tintin/Tenten’in Maceraları”, yetişkinlerin sıkılacakları bir çocuk filmi. İlk sahnede bir sokak sanatçısı Tenten’in portresini çiziyor. Ardından Spielberg’in animasyon Tenten’ine uzattığı resimde Hergé’nin orijinal çizimini görüyoruz ve adam “Nasıl, benzemiş mi?” diyor. 

  

 

Hergé’ye bir saygı duruşu niteliğindeki ve filmin yetişkinler için tek ilginç yanı olan bu sahnenin ardından akıllara zarar bir olay örgüsü ve zorlama aksiyon sahneleri başlıyor. Bir sokak satıcısından model gemi almak üzere olan Tenten’in yanına yaklaşan yabancı “kaç, çok tehlikeliler” minvalinde şeyler söylüyor. Ardından gelen bir başkası, gemiyi almaya çalışıyor. O gemi o tezgâha bu kadar mı yeni düştü? İlk adam biri almasın diye karşı kaldırımda mı bekliyordu? Ivanovich Sakharine(Daniel Craig) uzun zamandır aradığı gemiyi Tenten’e kaptırıyor, Tenten gemiyi evine götürüyor. Burada gerçekleşen hırsızlık, gizli yazının komodinin arkasına düşüşü ve tesadüfler derken her şey olması gerektiği gibi gelişiyor. Bir sonraki sahnede ne olacağını adınız gibi bilerek perdeye bakıyorsunuz ve bu çok sıkıcı. Neyse ki işçilik mükemmele yakın. Performans yakalama tekniğiyle çekilen animasyon filmler arasında işçilik açısından zirve şimdilik “The Adventures of Tintin/Tenten’in Maceraları”nın oluyor. Gerçi bunda da şaşılacak taraf yok. “The Polar Express/Kutup Ekspresi” 2004’in zirvesiydi, “Beowulf/Ölümsüz Savaşçı” 2007’nin, “A Christmas Carol/Yeni Yıl Şarkısı” 2009’un. Her yeni filmin gelişen teknoloji sayesinde zirvenin yeni sahibi oluşu da artık ilginç değil.

 

“The Adventures of Tintin/Tenten’in Maceraları” performans yakalama tekniğinin ne denli geliştiğini görmek; bilgisayarla yaratılan saçların, derinin gerçeğine ne kadar yaklaştığına şahit olmak için izlenebilir. Nefes aldırmayan aksiyon sayesinde sıkılmamanız da mümkün fakat Spielberg tadında bir film izlemek için giderseniz tek bulacağınız; “ne zaman bitecek” diye mızmızlanan çocukların çıkardığı patlamış mısır gürültüsü olacaktır.

Yazarın diğer sinema yazılarının yer aldığı blog adresi http://serkancellik.blogspot.com

YORUM YAZ
YORUMLAR
henüz hiç yorum yapılmamış