14 Ocak’ta Oyuncular Birliği’nin adaylarını açıklamasıyla Meslek Birlikleri’nin daha da kesinleştirmeye başlayacağı Oscar yarışında sezonun ilk ödülleri her zamanki gibi eleştirmen ödülleriyle start aldı. Şu ana kadar eleştirmen ödüllerine baktığımızda
‘The Artist’, ‘Moneyball’ ve ‘The Descendats’ beklendiği şekilde yeterli desteği almış görünüyorlar. The Descendants ise şu bizce Oscar’ı kazanmaya en yakın film olarak gözüküyor. Bunun yanında Terrence Malick’in
‘The Tree of Life’ın adını da çok baskın olmamak üzere en azından adaylık alabilecek yetkinlikte ‘en iyi film’ yarışının ucuna koymak mümkün. Bunun yanında Spielberg’ün War Horse’u ise hala yarışta çok kesin bir çizgiye sahip olamadı, ama adaylığı yüksek ihtimal.

Daha önce
‘Oscar Bekleyen Filmler’ başlıklı yazımızda belirttiğimiz ve o sırada henüz izlenmediği için beklentiler üzerine yorum yaptığımız bazı filmlerin ise yarıştaki pozisyonları biraz daha kesinleşti. Her şeyden önce Martin Scorsese’den çocuk filmi kıvamında bir şey olarak beklediğimiz
‘Hugo’ ortalığı sürpriz bir şekilde kavurmaya başladı. Filmin bir çocuk hikayesinden çok daha fazlası olduğu anlaşılması çok uzun sürmedi ve sektördeki inanılmaz pozitif yorumlara baktığımızda da Hugo’nun en iyi film adaylığının yanında Scorsese’ye yönetmen kategorisinde bir adaylık daha getirmesi büyük olasılık. Bunun yanında teknik ödüllerde The Artist’ten beklenen performanstan da rol çalacağı kesin gözüküyor.
Daha önce şans verdiğimiz bazı filmler ise bu sırada yarışta çok baskın bir şekilde var olamayacaklarını gösterdiler. En büyük bozgunlardan birisini Clint Eastwood’un yönettiği
J.Edgar gördü şüphesiz. Biz daha filmi izleyemedik ama J.Edgar, Eastwood’un yönettiği filmler içerisinde en kötü eleştirileri alan film haline geldi. Film ciddi anlamda topa tutuldu ve ‘en iyi film’ adaylığına çıkacak bir desteği bulması da çok güç. Ancak yine de Leonardo DiCaprio’nun erkek oyuncu dalında adaylığı ve filmin makyaj kategorisinde kendini gösterme ihtimali hala var. Kesin gözüyle bakılmasa da.

Çok şey beklenen filmlerden
The Girl with Dragon Tattoo ise olumlu eleştirilerle karşılaşsa da, izleyenler genelde, Akademi’nin filme yüz verme olasılığının düşük olduğu kanısında birleşiyor. Yılın en son izlenen filmlerinden Stephen Daldry’nin ‘Extremely Loud and Incredibly Close’una ise büyük şans vermiştik daha önce. Ancak film görücüye çıkmasıyla birlikte çok deli bir hayran kitlesine sahip olmayacağını gösterdi. Filmin eleştirmenlerden büyük destek almayacağı artık aşikar. Ancak şimdiye kadar yaptığı 3 filmde de şeytan tüyünü açık bir şekilde belli eden Daldry’nin Akademi’nin damarına basması hala olası. Elbette yukarıda saydığımız tüm filmler için geçerli bu, ancak Daldry’nin filminin yarıştaki asıl seyrini görebilmek için meslek birliklerinin adaylarını da beklemek gerekiyor.
Oyuncu kategorilerine bakacak olursak
Oscar Bekleyen Erkek Oyuncular başlıklı yazıda da listelediğimiz isimler hala geçerliliğini koruyor. Leonardo DiCaprio’nun şansının zayıflamasıyla birlikte Brad Pitt, George Clooney ve Jean Dujardin üçlüsü en iddialı isimler olarak tahminlerin en tepesindeler. Bunun yanında Woody Harrelson, Michael Shannon, Gary Oldman ve Michael Fassbender de hala son kalan iki boşluğu kapmaya çalışıyor. Ancak Shannon dışındakilerin şu ana kadar çok ciddi bir destek görmüş değil.
Kadın oyuncularda ise beklenenin aksine Glenn Close’un şu ana kadar fırtınalar estirmeyi bırakın, doğru düzgün ismi bile zikredilmiyor. Close’un yarıştaki durumu özellikle Oyuncular Birliği, Critics’ Choice ve 15 Aralık’ta açıklanacak Altın Küre adaylarıyla kesinlik kazanacak. Ancak Oscar Bekleyen Kadınlar yazısında belirttiğimiz Meryl Streep, Viola Davis ve Michelle Williams şimdilik yeterli desteği almış gibi görünüyorlar.
Bu hafta içinde açıklanacak Oyuncular Birliği, Altın Küre adayları Oscar yarışının çok daha belirginleşmesine yardımcı olacak. Elbette Oyuncular Birliği’nin ardından gelecek diğer meslek birliği ödülleri de sinema sektörü içinde bu filmlerin nasıl karşılandığını bize daha iyi aktaracak. Tabii bir de BFCA’in (Broadcast Film Critics Association) düzenlediği Critics’ Choice ödüllerini unutmamak lazım. Adayları yarın (13 Aralık) açıklanacak olan ödüller, eskiden Altın Kürelere yakıştırılan ‘Oscar’ın Provası’ lakabını son yıllarda eline geçirdi diyebiliriz. O yüzden Oscar’ları tahmin etme konusundaki önemli olan bu eleştirmen ödülünün adayları tablonun daha da netleşmesine yardımcı olacak.
Oscar yarışındaki son durum bu mu ? Daha güncel bir yazı konulabilirdi.