İşte haftanın yeni filmleri

İşte haftanın yeni filmleri

  • HABERLER

Bu hafta sinemalarımızda vizyona giren filmlerimiz:

 

Sürücü

 

Nicolas Winding Refn’e 2011 Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü kazandıran “Drive/Sürücü” Albert Brooks’un En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Altın Küre adaylığının ardından Ses Kurgusu dalında Oscar’a aday gösterildi. Refn’nin birinci sınıf rejisine Ryan Gosling’in ölçülü performansının eklenişiyle ilgiyi hak eden filmdeki diğer önemli oyuncular Carey Mulligan, Ron Perlman ve “Breaking Bad” ile iyice hayran olduğumuz Bryan Cranston. 100 dk.

 

Düşmanı Korurken

İsveç asıllı Daniel Espinosa’nın yönettiği “Safe House/Düşmanı Korurken” başroldeki Denzel Washington üzerine kurulu bir aksiyon filmi. Koruma altındaki gizli bir evde Tobin adlı kaçağa göz kulak olmakla görevli CIA ajanının evin saldırıya uğraması sonucu düştüğü durumdan sıyrılma çabasını anlatan yapımda çaylak ajan rolünde “Yeşil Fener” Ryan Reynolds var. 115 dk.

 

Duyguların Rengi

Ödül sezonunun favorilerinden “The Help/Duyguların Rengi” Octavia Spencer’ın kazandığı Altın Küre ve dört Oscar adaylığının ardından bu hafta gösterime giriyor. Tate Taylor’un Kathryn Stockett’in romanından uyarladığı film 1960’larda yazar olmak isteyen eğitimli genç kız Skeeter Phelan’ın kitap projesini ve ona yardımcı olan siyahi kadınları anlatıyor. 146 dk.

 

Jack ve Jill

Mükemmel bir yaşamı olan Jack’in rutini her yıl şükran gününde ziyaretine gelen ikiz kız kardeşi Jill yüzünden bozulmaktadır. Jill sonunda temelli kalmak için Jack’in yanına taşınınca işler karışır. Adam Sandler’ın ikiz kardeşleri canlandırdığı komedinin yönetmeni aktörün sık sık birlikte çalıştığı Dennis Dugan. Katie Holmes ve Al Pacino filmde görebileceğimiz diğer isimler. 91 dk.

 

Köstebek

“Låt den rätte komma in/Gir Kanıma” ile kimilerince tüm zamanların en iyi vampir filmine imza atmış yönetmen Tomas Alfredson’un yeni işi “Tinker Tailor Soldier Spy/Köstebek” rüya kadrolu bir ajan filmi. Gary Oldman’a Oscar ve BAFTA adaylıkları getiren filmde usta aktöre Colin Firth, Tom Hardy, Mark Strong, John Hurt, Ciaran Hinds ve Toby Jones eşlik ediyor. En İyi Film ve Orijinal Müzik kategorilerinde de Oscar’a aday gösterilen “Köstebek” İstanbul’da geçen sahneleriyle Türk izleyicinin kalbini kazanacak. Haftanın en iyisi. 127 dk.

 

Marilyn İle Bir Hafta

Yirmi yıldır televizyon için çalışan Simon Curtis’in ilk sinema filmi “My Week with Marilyn/Marilyn ile Bir Hafta”nın başrolünde buradaki performansıyla Oscar adayı olan Michelle Williams var. 1956 yılında Oxford’u bırakıp sinema sektöründe asistan olarak çalışmaya başlayan Colin Clark’ın efsane yıldız Marilyn Monroe ile yaşadığı bir haftayı anlatan yapım yardımcı erkek oyuncu dalında Kenneth Branagh’a da Oscar adaylığı getirdi. 99 dk.

 

Yıldız Savaşları: Bölüm I – Gizli Tehlike 3D

George Lucas’ın 1977-1980-1983 yıllarında gösterime giren klasik Yıldız Savaşları üçlemesi 1999’da hikâyenin başına dönerek devam etmişti. “Star Wars: Episode I – The Phantom Menace/Yıldız Savaşları: Bölüm I – Gizli Tehlike” 115 milyon dolar bütçesine karşın 924 milyon dolar hasılat elde etmiş ve 3 dalda Oscar adayı olmuştu. Geçtiğimiz yıllar boyu defalarca özel setlerle de DVD ve Blu-Ray’de karşımıza çıkan yapım bu kez 3 boyutlu olarak salonlara geliyor. 136 dk.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YAZ
YORUMLAR
  • toplam: 1 yorum
essam
essam

Şu listeye baaakkk bee:)

Hemen bir ağıt yakasım geldi:P

Şiiiimmmdddiiii İstanbulldaa olmak vardı anasını satayıııııımmmm,
her seansta bir filme girebilmeeeeeekkk:)

harika bir sinema haftası ne diyelim:)

Metın Metın

Haklısın essam pazartesi Köstebek'e perşembe de umarım Drive a gideceğim. Fakat bu sinema olayının bütün ülkeye yayılması hususunda hep yanındayım. İyi film izlemek herkesin hakkı... Yine dağıtımcılara ve sinema işletmecilerine ufaktan ufaktan güzel sözler söylüyorum.

1 essam essam

ufaktanmı:)) hayal gücünü kullan metincimm:) ben neler neler diyorum:) takip edeceğim bakalım bu hafta vizyona giren filmler kaç yıl sonra gelecek bize.

Metın Metın

essam aslında sorunun püf noktasını buldum ben. Olay sinemayı sevmemek... Bunu salt bir iş, hayatını idame ettirmede bir araç olarak görmek. Zaten ülkenin asıl problemlerinden birisi bu. Böylece herkes mesleğinde mutsuz, çoğu işini kötü yapıyor. Misal sen geçsen sinemanın başına, en azından çok daha fazla araştırırsın, iyi filmleri getirmeye çalışırsın vs. olay bence indirgenecekse bu temele indirgenir. :)) ben de hayal gücümü kullanayım bari...

  • toplam: 1 yorum