Vizyon tarihi: 12 Mart 2010IMDB Puanı: 7.50
Dil: İngilizce
Yönetmen: Lee Daniels
Senaryo: Geoffrey Fletcher (+1)
Başroller: Gabourey Sidibe, Mo'Nique, Paula Patton
Clarice “Precious” Jones, Harlem’de ona zulm eden annesiyle beraber yaşayan 16 yaşında genç bir kızdır. Annesinin sevgilisi tarafından tecavüze uğrayan Precious aynı adamdan ikinci defa hamile kalmıştır. Eğitim hayatı da parlak gitmemektedir. Sınıfın “sorunlu” kızı olmasından dolayı, okul yönetimi Precious’ı özel bir eğitim programına gitmeye zorlar. Burada benzer geçmişlerden gelen Afriklı-Amerikalı genç kızlarla beraber yeni bir hayata adım atar. İdealist öğretmeni ise ona yeni bir umut ışığı olur. Precious, hayata farklı bir bakış açısından bakmaya başlar.
KADRO
Gabourey Sidibe (Precious)
Mo'Nique (Mary)
Paula Patton (Ms. Rain)
Mariah Carey (Mrs. Weiss)
Sherri Shepherd (Cornrows)
Lenny Kravitz (Nurse John)
Stephanie Andujar (Rita)
Chyna Layne (Rhonda)
Amina Robinson (Jermaine)
Xosha Roquemore (Joann)
YORUM YAZ
YORUMLAR (16)
iyi bir dram filmi.izlerken insan bir çocuğun başına gelenleri öğrendikçe gerçekten yok artık,bu kadar da olmaz diyor. hikaye gerçekmidir değilmidir bilemem ama burada çok güzel işlenmiş ve inandırıcılığı çok fazla.ayrıca filmin ,buna benzer olaylara toplumda maalesef ki rastlanılmasına dikkat çekme gibi bir misyonu üstlendiği görülüyor.preciousun hayatındaki bu kadar kötülük karşısındi artık duygusuzlaşmış,çaresiz ve acıyla yoğrulmuş ,sadece etrafından birazcık sevgi bekler hali gerçekten insanı etkilyor.precious rolündeki gabourey sidibe ninde henüz ilk filmi olmasına rağmen bu rol için adeta biçilmiş kaftan gibi olduğu ve rolünüde mükemmel şekilde gerçekleştirdiğindende bahsetmekte yarar ver.oscar adaylığını gerçekten haketmiş.kısaca söylemek gerekirse seyredlmesi gereken bir film.
Babası tarafından tecavüz edilen, annesi tarafından devamlı horlanan bir kızın dramatik hikayesi.. Öğretmeni rolündeki Paula Patton'ı sevdim. Yani film de olsa insan güzel ve sempatik bir yüz görmek istiyor. Neyse, sabrınız varsa izleyebilirsiniz ama ben biraz sıkıldım açıkçası.
























Hani bizde doğan çocuğa derler ya "ismiyle yaşasın" . Burada tam tersi.Precious, anlamı kıymetli. Ama ismine tezat değersiz hissettirilen,itilip kakılan,haliyle psikolojisi bozulan,içine kapanan bir kıymetlim var karşınızda. Toplumun acı bir gerçeğine parmak basıldığı düşünülürse sadece ekranda seyredip şaşırmamamız gerek. Hatta bizde de "Mutluluk" filminde bu konuya değinilmişti. Film,Precious yanında seyrediyor. O karakteri öyle iyi analiz edilmiş ki onunla beraber çektiği sıkıntıları yaşıyorsunuz. Hisleriniz donuyor,acı da sınır yok, sevginin ise yanından geçilmiyor. Onun o kabullenişi iyice canınızı yakıyor. Neden Monique oscar'ı alabilmiş diye düşünürken son sahnede performansıyla ödülün hakkını sonuna kadar verdi. Beni en şaşırtan bir şey de Mariah Carey'in başarısı. Dram olduğunu bile bile kötülemeyin. İyi seyirler.