Leman Mamedova
Leman Mamedova İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
TAKİP
Gri Kurt sakın izlemiyn boşuna zaman kaybı..
doğruya doğru şimdi :)
Şimdi arkadaşla gittik gece 12 filan seanslara bakıyoruz işte gitti bu filmi seçti ben dedim bak filmi kimse övmüyor aksine giren küfür ederek çıkıyor diye tabi arkadaş kız olduğu için bende pek ses çıkarmadım aldık biletleri girdik ben film başladı 20 dakika sonra ben çıkıyorum dedim sen izle ben seni salonun önünde bekliyorum dedim çıktım işte film bitti geldi sonra aynen bunları söylüyor her sözünde haklısın keşke girmeseydik dedi..
Gerçi geç ama pek çokları izlemişlerdir,yine de söylemeden edemyeceğim.
-Hababam Sınıfı Serisi (yeniler)
-Şafak Sezer'in oynadığı filmler
(sanki gizli bir el bu adamın filmography'sini kabartmak için çekiyor bu filmleri )
-Amerikalılar Karadeniz'de 2
-Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu (2007) (çok abartılı)
aklıma gelenler.
Yani kadroda iyi isimler var, sırf onun için izlenir, ama kadroya bakıp da film için yüksek beklenti içine girmeyin, çerezlik bir film, boş bir akşamda kafa dağıtmak için izlenebilir...
Aynen katılıyorum.Sırf oyuncuların adına 6 verdim.
Yani, bende 6 vermiştim :) daha fazlasına gerek yok.
Bosna,Cezayir,Azarbeycan,Irak ve diğer ülkeler büyük soykırımların yapıldığı sivil halkına akıl almaz işkencelerin edildiği bazı ülkeler. Filmde bize Bosna'da olan insanlık dramını gösteriyor ve bu insanlık dışı şeyleri yapanların bugün bize medeniyetten, çağdaşlıktan, ifade özgürlüğünden yoksun olduğumuzu söyleyen Fransa, İngiltere, BM. Kesinlikle izlenilmesi gereken bir film 8/10
12 Kızgın Adam insanın muhakeme gücünü sorgulayan, vicdanlara hitap eden bir yapım. Etik üzerinde duran önemli bir film. Leman Mamedova'nın başucu filmi.

tavsiyeleriniz sonucu bugün izledim(sonunda).. teşekkür ederim:)
dünya üzerinde nefes alan en gereksiz organizma. magazin dünyasının dünyaya empoze ettiği en gereksiz kişilik. insan, hayvan, bitki ayırmadan nefes alan her canlıya sevgim vardır ama bu varlığı görünce resmen kusmak istiyorum. zeka seviyesi sıfırın altında. dünya üzerinde kaç tane gerzek poposuyla gurur duyarki...... bu yorum böööylee devaaamm eder sonsuza deeekkk.
Açlık Oyunları Uzun zamandır beklediğim filmdi bu yüzdende beklentimde hayliyle yüksekti.Dün izlemye gittim ve çok beğendim herkesin izlemesini tavsiye ederim:)))
:))
peter mullan'ın filmlerini izlemiş ve sevmiş birisi olarak u film bende büyük hayal kırıklığı yarattı. çıkış noktası ve hikayesini anlatım biçiminin güzel olması iyi de finalde hiçbir şeyin belirgin olmaması filmi vasatlıktan kurtaramamış.bazı şeylere yüzeysel değinilmiş...
Tarantino'nun kalitesi ayrıdır lakin;
yapımcılığını üstlendiği Planet terror,
death proof aman diyim izlemediyseniz hiç görmezden gelin...
planet terrör felaketti. death prooftaki takip sahneleri yine biraz kurtarmıştı o filmi benim gözümde:)
aksine ben severim Dehşet Gezegeni ni...akne tedavisi için önemli pasajlar içeriyor. :))
Gigantic
ben zooey sevdasindan izlemiştim,ama lüzumsuz filmlerden. değil konusunu türünü bile tespit edemiyorum. filmlerin sonları açık bitebilir de bu film resmen abartmıştı bunu.
Aman Geçin İzlemeden.
Üç Defin (2005)
Korkak Robert Ford’un Jesse James Suikastı (2007)
Babil (2006)
Babil'e katılmıyorum, ben çok beğenmiştim
Zevk + Ruh Hali + Uyku Durumuna Göre Beğenmedim Ben. Birde Dolaşırken Şu Filmi Gördüm Aklıma Geldi Yarısında Çıkmıştım İlk Kez Sinemadan Çıktığımı Hatırlıyorum Kadın İsterse-- Mayıs 2011
fetih 1453
konak
bu kadar buyuk butceye ragmen bu kadar vasat bır fim de olamazdı sanırım...
Kesinlikle katılıyorum.
























Sabah sabah biraz kafa açmak istiyorum:).Öncelikle 12 kızgın adam filmini izlemeyen arkadaşlar,bu yazıyı okumayı şu anda noktalasınlar,çünkü bu yazı ve akabinde oluşabilecek tartışmalar yoğun bir şekilde spoiler içerir.
Gelelim konumuza,12 Angry Men filmini uzun zaman önce izlemiştim,dün akşam sitede bu kadar revaçta olunca bir daha izleme gereksinimi hissettim ve yine oldukça etkilendim.Suç ve ceza üzerine çekilmiş,çekilebilecek en iyi filmlerden biri,tartışmasız.
Yanlız kafamda çözemediğim bir durum var,cinayet silahı le ilgili yani sustalı bıçak ile ilgili.Adamı öldüren kişi,adamı öldürtükten ve adam yere düştükten sonra,yaşlı komşu 15 saniye sonra adamı merdivende gördüğünü iddaa ediyor-yaşlı adam o kadar saniyede oraya gider ya da gidemez,sorun o değil- Daha sonra yapılan konuşmalarda bıçağın üzerinde bulunan parmak izlerinin yok edildiği söyleniyor.Bununla ilgili olarak sizce;
a-)Eğer yaşlı adam yalan söylüyor ve bu olaylar 15 saniyeden fazla oluyorsa,belki 1-2 dakika delil karartmaya yetecek bir süre,niye 12 kızgın adamımız bu sürenin gerçekten olup olamayacağını hesaplamak yerine,arkadaş bu adam bu delilleri zaten bu sürede karartamaz,yaşlı adam direk yalan söylüyor çözümlemesini yapamıyor.
b-)Diyelim ki,çocuk babasını öldürdü.Anlatılan olaylarda -çocuk öldürdüyse eğer- planlanmış bir cinayet olamaz,bağırışmalar duyulmuş vs yani çocuk bıçağı parmak izi olmadan babasına saplamış olamaz.Eğer parmak izi varsa da -ki çocuk öldürdüyse muhakkak olacaktır-,yaşlı adam ve karşı apartmanda bulunan kadın yine yalan söylemiş olmuyor mu?
Sonuçta 2 durum içinde çocuk suçsuz görünüyor,aldıkları kararda bu yönde ama bu konuya hiç değinmemeleri bana çok ilginç geldi.Ya da benim atladığım birşey var,bu konuda fikri olan var mı?
Beni de salacaklardı aralarına,onları 2 gün salmazdım dışarıya,herkes suçsuz dediğinde bu sefer şaka lan şaka bence suçlu derdim,bileti olan adamı deli ederdim:))
birde kendimde şu değişimi farkettim: bu filmi ilk izlediğimle şu anki bakış açım eminim değişmiştir. çünkü ilk izlediğimdede bu çıkarımı yapmış olsaydım pat diye cevabı yapıştırabilirdim. demek ilk izlediğimde, her şeyi bir yana bırakıp çocuk suçlumu, suçsuzmu olayına kaptırmışım kendimi. aynı filme farklı pencereden bakabilmek sevindirici geldi bana:) sabit fikirli değilmişim:) demekki filmler aynı zamanda bizlerin bakış açılarınıda olumlu yönde değişime uğratıyor.
essamın getirdiği yoruma ben de katılıyorum. film suçlu/ suçsuz sonucundan çok jürinin bir davaya yaklaşım şeklini ortaya koyuyor, nitekim kamera da çocuğun/ gelişen olayın üzerinde değil, jürinin olaya bakış açısının üzerinde yoğunlaşıyor.
bir karar verilmesi gerektiğinde insanların/ jürinin nasıl yaklaştığının göstergesi bu film. yani ilk başta jüri hiç muhasebe yapmadan kendi bakış açısından/ vicdanından/ (ön)yargısından yola çıkarak bir karara vardığını filmin gelişen saatlerinde görmek mümkün [bir bir suçlu diyen jüri üyelerinin ortaya atılan tartışmalar sonucunda suçsuz diye fikir değiştirdiklerinden bunu gözlemleyebildiğimiz gibi - ki sabitlendikleri fikirleri değiştirmelerinde ne denli zorlandıklarını da görmemize olanak sağlıyor - örneğin: reklamcı olan 12 numaralı jüri üyesi (Robert Webber) kararı hakkında sürekli fikir değiştirmesi/ suçsuz diyen firma sahibi 3 numaralı j.üyesi (Lee J. Cobb) en sonunda suçsuzdur demesi. vs... aslında film seyrinde yapılan tartışma esnasında her bir j.üyesinin kişiliği hakkında bilgi akışı sağlanıyor - örneğin : 3 no.lu jüri üyesi aslında kendi çocuğu ile yaşadığı kişisel sorunu kararına yansıtması gibi: çocuğuna kızgın olduğu için cezalandırma düşüncesi yargılananın sanığın cezasını bulması eşdeğer olması gibi. vs...) (aslında her bir jüri üyesi hakkında, daha doğrusu film hakkında onca söylenecek şey var. ama bu konuya umarım bilahare değineceğim/ değinebiliriz-analizini yapbiliriz.). oysa ki karar verilmesi gereken konu kendi hayatını etkileyen doğru/yanlış kararlardan çok başka bir kişinin hayatı hakkında hüküm sürmesini göz ardı edecek kadar kendi hayatını göz önünde bulundurması -> adaletin sağlanması: A.B.D mahkeme binalarında bulunan "Justitia" heykeli (ki aynı unsurlar filmin afişinde de görmek mümkün) gibi verilen karar benlik olgusundan sıyrılmış sanığın objektiv değerlerle (göz bağı) adaletin muhasebe doğrultusunda sağlanması (terazi) ve verilen cezanın uygulanması (kılıç) şeklinde sembolize edilir. karar vermekten çok durum değerlendirmesi doğrultusunda ilerleyerek sonuca varmak olmalıdır bu süreç aslında...
a)+ b) -> zaten filmde j.üyeleri her iki tanığın yalan söylediğini ıspatlayarak (yaşlı adam o kadar sürede kapıya gelemez ve cinayet akşam karanlığında meydana geldiğinde kadın yataktan kalkıp penceresinin önünden geçen trenin arasından cinayetin işlendiği binayı görme olasılığının düşüklüğü ile yataktan kalkar kalkmaz gözlük kullanan kadınının cinayet anında gözlüğünü takmamış olması) ve bıçak konusuna da değinerek sanığın suçsuz olabileceği konusuna değiniyor.
j.üyeliği her A.B.D vatandaşının yasal hükümlülüğüdür. yani sıradan vatandaşlar: filmde de gördüğümüz üzere -> bazı j.üyelerin adaletin sağlanmasını yerine getirmesi gerektiği bir görev prosedürü olarak görmesi. filmdeki çıkarımlardan yola çıkarak bu prosedür kendi kişisel duygusundan/düşüncesinden arınamadan olguya yaklaşmasından dolayı her bir j.üyesini sanığın suçlu/suçsuz olduğunu "ıspatlayarak" "ikna etmek" gerektiğini bize gösteriyor (maalesef!-sonuçta vatandaşlar görevde-"uzmanlar" değil (8).