Nicomedia › profil

Nicomedia

Nicomedia İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
TAKİP
kardelenmg
Nicomedia
kardelenmg ile Nicomedia arkadaş oldular
Nicomedia
Konsomatrix
Nicomedia ile Konsomatrix arkadaş oldular
Nicomedia, Toprak Altında (2010) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Filmden içim sıkıntılarla dolu olarak çıktım, ciğerlerim patlayacak gibiydi. Aynı hissi film boyunca yaşadım. Hatta sonunda yüzüme çarpan tokatla hayata döndüm. Hani başka bir film için kötü eleştiri olabilecek bu yazdıklarım, bu film için mükemmellik ölçütü. Bir film; küçücük bir kutunun içine hapsolmuşken ve tek bir oyuncunun rol yapma yeteneğine kalmışken, ancak bu kadar suya sabuna dokunur, bu kadar derdi olur ve bu kadar seyirciyi etkileyici kılınır. Yönetmeni tebrik etmek gerekir. Ayrıca Ryan Reynolds da artık romantik komedi adamı olmadığını, daha esaslı roller hakettiğini gösterircesine başarılıydı.
Film boyunca içinizin sıkılmasına hazır olmakla beraber mutlaka yaşanması gereken bir deneyim. İyi seyirler.

Nicomedia, Beş Şehir (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Onur Ünlü'nün filmografisini hep merak etmiş birisi olarak, ödüllü bir filmini vizyonda bulunca gitmek istedim. Kafam karışık bir şekilde sinemadan çıktım. Bir kere, müthiş oyuncularla çalışmış ve altında kalmamış, gerçi artık dördüncü filmini çeken bir yönetmeni geç keşfetmek benim suşum belki de. Filmin de hikayesi güzel işliyor, bağlantılar ideale yakın. Çoğu zaman dokunaklı anlar ile eğlence birbirine karışıyor, nasıl hissedeceğini bilemez bir biçimde kalıyor seyirci. Fakat sonuna geldiğinde bütün bunların hesapsızca son bulması çok kötüydü. Olayı sadece metaforik bir kaderci anlayışa bağlamak, bütün izlediklerimiz dramlar yalanmış duygusu uyandırmak, bir ikilemi filmden sonra bile devam ettirmek, içimi burktu biraz. Her ne kadar kedi karakteri ile baştan başa bir metaforun içerisinde olduğumuzu bilsekte, sonunda biraz mantık kırıntısı bekliyor insan. Sapkın 5 hayatın sonunda, kişilere acımak veya sevinmek isterdim doğrusu, olaylara gülmek değil. Bunun dışında düzgün anlatımlı ve görüntülü, akıcı bir filmdi. İzlense de olur izlenmese de; sonuçta festivallerden sadece yan ödüller ile dönmesi, kalitesinin çok da mükemmel olmadığının kanıtı.

Nicomedia, Alis Harikalar Diyarı'nda (2010) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
1 Nicomedia

Klasik bir Tim Burton filmi idi. Ne bir eksiği ne de fazlası vardı. Bu, benim de başını çektiğim hayran kitlesi için gayet yeterli ve memnun edici bir durum olmasına karşın, ticari bir iş olarak pazarlandığından; hayran olmayan, hatta anti-Tim'ci olan kitle için gayet sinir bozucu bir yapı olarak bile düşünülebilir. Bu filmin en zayıf noktası ne yazık ki. Bence Tim Burton filmlerini sadece hayran kitlesine yapmalı, o masalsı ama kasvetli, ikilem içerisindeki havayı sadece benimsemiş, hatta bağımlısı olmuşlar seyretsinler. Filmdeki görüntüye, oyunculuklara söylenecek hiçbir sözüm yok, zira ilk cümlemde hepsini anlattım.
Sonuçta yönetmenin daha önce bir filmini seyretmiş ve beğenmişseniz durmayın gidin, yoksa aman uzak durun, gecenizi zehir etmeyin. İyi seyirler.

Nicomedia
Nicomedia

Uzun zamandır bu kadar berbat bir film izlememiştim sinemada. Filmden çıktığımda sadece içimden "Sen neymişsin be Amerika" demek geldi. Koskoca Olimpos tanrıları Ege'de kadın kalmamış gibi Abd'ye çocuk yapmaya gidiyorlar. Bir de bunun için Empire States'e, Hollywood'a geçitler yapıyolar. Millet ağzını bırakır buna gülmek için. Daha bitmedi; yarı tanrı olduğunu yeni öğrenen çocuğumuzun ilk işi bir minotor öldürmek. Diğer ölen kahramanları hiç dillendirmiyorum, devam filmine kimse kalmadı. Bu kadar mı basit bu mistik canlılar. Kendinden önce bu konuları işlemiş bütün filmlere saygısızlık bu yaptıkları.
Hani hikayeyi, senaryoyu geçtim. Oyunculuklar da çok salaş. Esas üçlü, bitse de gitsek diye oynuyorlar. Ünlü oyuncular da çeşni olduklarının bilincinde, ufak rollerini baştansavma çıkarıyorlar. Herşey efektlere kaldı derken onlar da bir "Yüzüklerin Efendisi" veya "Harry Potter" haşmetine ulaşamadan sönüyor.
Sonuçta zaman kaybı bir safsatadan ibaret. Umarım devam filmlerinin sonu "Altın Pusula" gibi olur. O film bile daha çok devamı hak ediyordu.

Nicomedia, Ejder Kapanı (2010) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Ülkemiz adına denenmemiş farklı bir tarz, başarıları tescilli oyuncuların üstün performansı, üstüne bir de yönetmenin kalitesi birleşince ortaya güzel bir sonuç çıkar mı? Bu senaryo ile hayır. Kopukluklar, saçmaca yazılmış diyaloglar, ve alakasız eklenmiş planlar bir filmi bu kadar berbat edebilir. Öncelikle araba sahnesinin o filmde ne işi var, biri mi kovalanıyor, bir yere mi yetişiliyor? Hani yetiştin, bravo diyeceksek, esas kız da mekana 5 dakka sonra giriyo, neden onun gelişine o kadar odaklanılmıyor? Sadece aksiyon da yapabiliyoruz, gösterelim diye konulmuş gibi sırıtıyor. Ayrıca süpriz katile filmin başından beri herşey söylenirken, son hedefin yeri neden söylenmiyor. Onun katil olduğu anlaşıldıktan sonra yanılışlıkla söylenmiş gibi yapılıyor. Hele ki o telefon sahnesi yok mu, kusacaktım. Bizim aksiyon filminin daha kilometrelerce uzağında olduğumuzu göstermesi açısından ibret verici, özlediğiniz oyunculukları seyretmek için birebir, ikilem içinde salonu terkedeceğiniz bir film olmuş Uğur Yücel ustanınki. Daha iyi işlerini bekliyoruz. Bu arada hazır isim vermişken, yönetmenin Amerika'da gösterime giren "New York I Love You" filmini de bekliyoruz, dağıtımcılar nerdesiniz?

Nicomedia, Paranormal Activity (2007) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Film ilk bölümde korku üstüne belgeselvari bir deneme olarak başlıyor ve doğal olarak gerilmek isteyen seyirciyi bir hayli sıkıyor. İkinci yarıda film olduğunu anlıyor ve sonunu güzel bağlayarak sıkılan seyirciyi mutlu ediyor. Hatta bir hayli de korkutuyor. Korku fanatiği seyirci için son 15-20 dakka ne kadar kurtarıcı olursa tabi. Ayrıca 15milyon dolara nasıl çekildiği de bir türlü anlaşılamayan (Türkiye'de en büyük film bütçesine eşit) bütçesi ile bu denli gişe yapmasının nedeni de sadece reklamda gizli. Çünkü sinema için bile yapılmamış, hatta film olduğu bile tartışılabilir bir denemeden ibaret. Bu yüzden tebriği hakeden sadece filmin reklamcıları. Gerisi ise vasat sadece. Korku olsun da çamurdan olsun diyenlere tavsiye edilir.

Nicomedia, Başka Dilde Aşk (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Film oldukça başarılı bir ilk film idi. Bütün dağınıklığına rağmen samimiliği ve naifliği ile her seyredenin içine rahatça girebildiği bir yapım. Zaten ilk sahnede esas kızın, esas çocukla tanışmasında; hepimiz hayatında sevdiğine karşı benzer bir salaklık mutlaka yapmışızdır, mantığına dayalı bir içtenlik ile ilişkiye ortak oluyoruz. Bundan sonra da aynı şekilde bizi daha da içine çekiyor ikili. Bunu yaparken de hiç zorlama hissetmiyoruz. Aksine bu da bizdenmiş düşüncesini rahatlıkla kafamızdan geçiriyoruz. Ayrıca bununla da kalmayıp yan öyküler ile toplumsal sorunlara da değiniyor; her ne kadar suya sabuna dokunmasa da sonuçta bir aşk filmi, bu bile yeterli sayılabilir. Oyunculuklar da bu aşamada kalburüstü. Zaten Saadet Işıl Aksoy güzelliğinin yanında mükemmel oyunculuğu ile hayranlık mertebesine erişmiş durumda benim için, Mert Fırat da onun yanında sırıtmıyor. Her ne kadar işaret dilini, yeni öğrenen esas kızımızdan daha yavaş kullanması inandırıcılığını yitirse de, sonlardaki sinirlenme sahnesinde dersini iyi çalıştığını belli. Sonuçta kendini kurtarıyor. Ayrıca final sahnesinin yaşattığı boğaz düğümlenmesini bundan önce sadece "Gelinler" filminde Damian Lewis ile yaşamıştım. Onun için de ayrıca tebrikler.
Sonuç olarak film olarak başarılı, ama ilk film olarak mükkemmel bir işti. Yönetmen kendini takip edilecekler listesine yazdırdı. Zaten gişede de beklenenden fazla ilgi ile bunun meyvesini toplamıştır ama daha fazla gişesi olsa bile hakederdi. Kendisinden çizgisini bozmadan daha kaliteli işler bekliyoruz. Hepinize iyi seyirler.

Nicomedia, Yahşi Batı (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Film Cem Yılmaz'ın, Gora ve Arog tarzı komedilerinin izinden aynı kıvamda başlıyor ve bitiyor. İkinci filmde, özellikle vurguladığı, küfür yok mesajları ve daha da abartılı hale gelen Amerikanvari reklamları dışında neredeyse oyuncu kadrosu bile aynı. Karşımızda yeni bir testere serisi varmış gibi, tüm seyirciler devamlarını beklemeye bile başladılar; ki gayet zekice bir hareketle dördüncü filmin ipıçlarını sonuna serpiştiriliyor.
Sonuç olarak espriler zekice, oyunculuklar sırıtmıyor, çekim kalitesi üstdüzey, göze hoş gelen bir film oluşturulmuş. Hatta Hollywood yapımlarında saygısızlık düzeyinde eleştirdiğim film içinde reklam olayı, burda beni mutlu bile ediyor. Yemeğini yediğim yerin adını bile duymak sevinç verici. Fakat sonuç olarak yeni birşey yok. Cem Yılmaz'ın yaratıcılığını daha iyi kullandığı "Her Şey Çok Güzel Olacak" tadındaki filmlerini özelemle bekliyorum filmden çıktıktan sonra. Bir daha, bir kez daha.

Nicomedia, Yukarı Bak (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Film güzel bir Pixar filmi olarak tarihteki yerini alıyor. Hikaye, anlatımdaki sıcaklık, ilerleyiş ve sonlama (hele ki evin en son düştüğü ve kahramanlardan hiçbirinin göremediği yeri) oldukça etkileyici. Fakat geçen seneki şaheser "Wall-E" ile karşılaştırılması yanılış bence. O film, ilk animasyona verilen Oscar'ı hakeden bir filmdi. Bu ise animasyon filmlerinin genel anlamda üstüne çıkamıyor ve geçen seneki haksızlığın üzerinden kendine prim yapıyor. Aynı mantık hataları bu sefer gözümüze takılıyor. Film bittiğinde onları düşünmeden edemiyoruz, çünkü klasik animasyon mutlu sonu ile bitiyor. Nemo'daki unutkan balığımızın yerine genç doğa kaşifimizi, babanın yerine de yaşlı ana karakterimizi koyun, sonuçta imkansız bi yolculuk yine ortada. Son olarak animasyon severler kesinlikle kaçırmasın, film başta belirttiğim içten ve eğlenceli hali ile her yaşa hitap ediyor, ama kesinlikle bir "Wall-E" beklemeyin.

Nicomedia, 11'e 10 Kala (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Pelin Esmer'in "Oyun" isimli belgeselini çok beğenmiş bir seyirci olarak, bu filmde de aynı yönetmenin ismini görünce yükselen bir beklenti ile salona gittim. Film senaryo ve ilerleyiş olarak tatmin edici bir biçimde ilerliyor ve sonlanıyor. Fakat Nejat İşler haricinde, daha amatör oyunculardan oluşan kadrosu, belgeselden gelme yönetmenin; "Ortaya kameramı koyar çekerim, doğaçlama olsun daha güzel." mantığı ile oyunculara fazla karışmamasının etkisi ile repliklerde, diyaloglarda kesintisiz aksamalara neden oluyor. Nejat İşler olayı ise ayrı bir kaos. Tip olarak tam benzese de konuşmaya başladığı anda, bu mu Çorum'lu kapıcı diyoruz. Diksiyon dersinden fırlamışçasına düzgün, lehçesiz konuşması her karede batıyor. Tam tersi bir durum bütün sanatsallığı bozacaktır, kabul ediyorum ama sonuçta bu zor bir seçim ve sanat yapalım derken inandırıcılık kayboluyor. Yine de yukarıda belirttiğim gibi, diğer konularda film kötü eleştiriyi haketmeyecek kadar başarılı ve senenin saygıdeğer filmlerinden.
Yönetmenden son isteğim, yine belgesel çekmeye devam etmesi. Çünkü tadı halen damağımızda kalan belgeselinin yanında, bu film bir karayemiş tadında kaldı; yerken tatlı ama yuttuktan sonra damakta mayhoş bir his bırakan...

Nicomedia, Soysuzlar Çetesi (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Tarantino hep film çeksin, ayda bir yayınlasın bi tane de azcık sinemaya doyalım. Film başından sonuna kadar olağanüstü idi. Başlangıçta hoşgeldiniz dercesine klasikleşmiş müziği ile bizi karşılaması, bölümlere ayrılmış anlatımların içine ince flashback ler yerleştirilmesi, mükemmel oyunculukların hiç acımadan filmin ortalarında heba edilmesi (en azından bikaçı filmin sonunu görseydi dediğim kişiler her filminde olduğu gibi burda da var:) ve tabi ki filmin sürrealist sonu. Hepsi abartıları ile göze batan oyunculukların da fazla karikatürize olmasının da tüm açıklamasını sonunda yapıyor bu şekilde. Aynı Alman subayın casusları nasıl anladığını, olaylar bittikten 10 dakika sonra açıklaması gibi. Bilmiyorsanız oturup bekleyin, ustaya saygı gösterin mantığı.
Ustaya saygıda kusur etmeyerek, eğer accık Tarantino filmi beğeniniz varsa sinema kapısını çoktan aşındırmanız lazımdı zaten. Yok, o da kimmiş diyosanız; filmden uzak durun da sonra gitti param diye burda ağlanmayın.

Nicomedia, Metrodan Kaçış (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Gaza gelip okumak isteyenler için son uyarı, spoiler olayının dibine vuruyor bu yorum.
Film daha başından sinema seyircisi sayısını yarıya indiriyor. Tam bir erkek filmi olarak kurgulanmış olduğundan, bayan oyuncular epi topu 10 dakka sahne alıp, iki kelime söyleyip kayboluyorlar. Bir tanesi kocasından fazla süt istiyor ama nedeni film sonuna kadar çözülmüyor. Hani kadın hamile de mi böyle bir diyalog geçiyor, yoksa kelime sayısı artsın da 5 saniye fazla bayan gözüksün filmde diye mi yapılmış, hiç anlaşılamıyor. Senaryoda bunun gibi mantık hataları filmin sonun kadar devam ediyor zaten. Ayrıca öteki bayanın durumu daha da berbat; kendi hayatı için, şerefli bir amerikan askerini ölüme gönderecek kadar adi. Sonuçta bayanlar bu tarz çetrefilli olayları sadece berbat eder mantığı seyirciye dayatılıyor.
Filmin baş anti kahramanını, film boyunca bize sevdirdikten sonra başına gelen klasik ve çabuk son da ayrı bir sıkıcılık örneğiydi. En azından "Inside Man" filmindeki sonu taklit etselerdi bile, daha etkileyici olurdu. Ayrıca yan karakterlerin öldüğü sahne de başka bir alem. C sınıfı aksiyon filmlerinde bile, Arnold amca çete üyelerini öldürüken daha fazla vakit harcıyor.
Daha yazamaya devam edeceğim ama oyunculukların yüzü suyu hürmetine burda keseyim. Çünkü iki başrol oyuncusu da kalburüstü oyunculukları ile filmi kurtarıyorlar. Bir de yanlarında John Turturro ve James Gandolfini gibi yan karakterler olunca film tam izlenir oluyor.
Sonuçta bu oyuncuları beğeniyorsanız filmin saçma senaryosuna da katlanabilirsiniz, yine de dvd sini beklemenizde fayda var.

Nicomedia, Felekten Bir Gece (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Bu senenin Amerika'da bomba filmini sonunda seyretme şansı buldum; az beklenti ile gidilmiş muhteşem bir filmdi. Siz sakın benim gibi yapmayın, ne isterseniz fazlasını veriyor film. Bu tarz hafif komedilere göre, oldukça başarılı bir kurgu, neredeyse hepsini ilk defa seyrettiğim oyunculardan, basit rollerde bile olsalar kalburüstü oyunculuklar, eski filmlere ve müziklerine yapılan kışkırtıcı göndermeler, her an karşınıza çıkabilecek bir başka olaya karşı sürekli istim üstünde bekleyen bir seyirci. "Little Miss Sunshine" filminden beri sinemada bu kadar gülmemiştim. Sinemada kaçıranlar; kesinlikle dvd sini edinip seyredin. Bu sene, gişe döneminin en iyi yapımı.

Nicomedia, Halk Düşmanları (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Johnny Depp yine bilindik performansını segilemiş; iki saat boyunca örgü örse sıkılmadan seyredeceğim oyunculardan olduğu için gayet tatminkardı. Fakat Cristian Bale, aksiyon filmleri dışında da şans verildiği takdirde, bir iki sene içerisinde oscara göz kırpacağının sinyallerini veren beklenti üstü bir oyunculukla yan rolde sırıtmıyordu. Bunun dışında Mann filmografisinin vasat bir örneğiydi; hareketli kamera çoğu yerde gereksiz ve sırıtmış gözükse de son sahne çekim tekniği açısından oldukça etkileyici idi. Yine de genel açıdan bakarsak Tom Cruise'nin ölümü bende daha çok yer etmişti (Bkz. Collateral). Alışıldık karanlık sahnelerinin dışına çıkıp merkeze kayarak daha etkili olmak isteyen yönetmenin üzerinde bu fazla stilize durmuş, babasının gömleğini giymiş bir çocuk gibi olmuş.
Sonuç olarak film seyredilmeye değer, ama beklentilerim çok daha yukarıdaydı, ikilinin bu sene oscarları silip süpürmesini beklerken, sanırım başka bahara kaldı. İyi seyirler.

Nicomedia, Terminator: Kurtuluş (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Serinin 3 filminin, her sahnesi halen daha aklında olan bir seyirci için, filme doğal olarak büyük bir beklenti ile gittim. Her ne kadar, bu bekleyiş; son filmdeki kadronun tamamen değişmiş olması, yönetmenin daha önce bu kalite filmlerde çalışmamış olması ve okuduğum kötü eleştiriler sonucunda C sınıfı bir film ile karşılaşabileceğim korkusuna dönüşse de, film sonunda, ilk baştaki beklentimin de üstünde bir devam filmi buldum. Sahnelerde aksiyonun gayet yerinde ve etkileyici oluşu, artık bu tarz filmlerde yeterinden fazla göreceğimiz garanti olan Cristian Bale'in yerinde oyunculuğu, önceki filme yapılan muhteşem göndermeler oldukça etkili idi. İlk 3 filmde vaad edilen Mad Max filminden fırlamış bir gelecek başarı ile kurgulanmıştı. Her ne kadar bazı gereksiz sahneler ve mantık hataları olsa da sonuç tatmin edici. Bu arada ikinci filmdeki çıta yine de en üstte kalacak uzun bir süre.
Benim gibi, serinin sıkı takipçileri için tadına doyulmaz bir deneyim ve nostalji, ilk defa seyredecek olanlar için de başarılı bir aksiyon filmi. Kaçırmayın.

Nicomedia, Kız Kardeşim (2009) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Vasat bir Türk filmi olarak vizyonda yerini almış. Zaten diğer festival filmleri ile de karşılaştırdığımızda ödül alamadan eve dönmesinden bunu anlayabilirsiniz. Yine de kalitesiz gişe filmlerinin yanında, bir derdi olması ve düzgün bir anlatımı olması artıları. Çocuk oyuncuların iyi oynaması tamamen yönetmenin başarısı. Bunun yanında film aşırı sayıda çekim hatası ile dolu. (Çocuğun kucağına koyduğu gofretin ayağa kalktığında düşmemesi, fondaki mezar taşı gibi) Bunları da ilk film telaşesine verip aşırı eleştirmeden kaçınabiliriz.
Vizyonda gitmeseniz de olur, dvd sini bekleyebilirsiniz.

Nicomedia, Barselona, Barselona (2008) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Woody Allen'e teşekkürler;
1. Üç tane hayran olduğum oyuncuya Rebecca Hall'ı da eklediği için.
2. Penelope Cruz'a hakettiği Oscar'ı almasında en önemli fırsatı verdiği için.
3. Basmakalıp Amerikan filmlerini yapanlara, nasıl özgür ruhlu film meydana getirilir dersi verdiği için.
4. İki senedir karşımıza; ölümü bekleyen bir ucube ve psikopat bir katil rolleri ile çıkan çirkin bir oyuncudan, hiçbir bayanın reddedemeyeceği bir erkek yarattığı için.
5. Bütün bu yukarıdaki nedenleri olmasa bile; sadece müzikleri ve görüntüleri ile bile seyrine doyum olmaz bir film meydana getirdiği için.
Dip Not: Geçtiğimiz yılki belgesel film "Aşıklar" dan fırlamış gibi duran her dem sakin dış ses de ayrı bir mükemmelik unsuru idi.

Nicomedia, Gerçek Masallar (2008) filmine bir şeyler yazdı
Nicomedia
Nicomedia

Filmi başarılı bir yapım olarak sayabiliriz. Hafif, eğlenceli, romantik bir komedi filmi vaadini rahat bir şekilde karşılıyor.
Hatta ilk sahnede yapılan Paris Hilton göndermesi ve sakız yağmurunda, "O Brother, Where Art Thou?" filmindeki damda duran inek sahnesine yapılan akıl dolu gönderme ile sizi baştan sarıyor. Fakat bundan sonraki kısımlarda aynı mantık kırıntılarını göremememiz, onları anlatan çocukların uydurmaları kadar saçma hale getiriyor filmi, ne yazık ki. Bu da filme duyduğumuz saygıyı sonuna kadar saklamamızı engelliyor. Hele sonundaki 80'lerden kalma, mutlu film son sahneleri ve abartılar sadece çocuklar için yapılmış havasını iyice hissettiriyor.
Yine de ben ilk iki sahnenin etkisi ile diğer kısımlara katlanabildim.
Siz de yukarıdaki saydığım film sahnesinin halen daha etkisinde iseniz, sevgiliniz ile filmde gülüp eğlenebilirsiniz, hatta sonuna kadar sabredebilirsiniz, ama emin olun çıktıktan sonra çok bir şey hatırlamaya gerek görmeyeceksiniz. Daha fazla beklentiniz mi var, kesinlikle uzak durun!!!

  • toplam: 56 kayıt