essam
essam İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
TAKİP
hadi bakalım arkadaşlar:) bu listede savaşın anlamsızlığını, etkilerini ve acımasızlığını gösteren savaş karşıtı filmleri toparlayalım. her zamanki gibi güzel önerilerinizi bekliyorum.
Pan'ın Labirenti
Braveheart
Kaplumbağalar da Uçar
Platoon
No Man's Land
Hotel Rwanda
Neprijatelj
Ji jie hao
The BlackboardTakhté siah
Libertarias
Kandahar'a Yolculuk...
Oldukça garip. Şu filmin adının hiç anılmaması benim bu filmi 2012 itibariyle biliyor olmam üzdü beni. Her türlü övgüyü, abartıyı rahatlıkla karşılayabilecek derecede mükemmel bir film... Bu notu okur okumaz filmi aramaya başlayın.
madem sen böyle diyorsun hemen aramaya başlıyorum frost:)
finalistler için ilk oy benden gelsin o zaman:)
12 kızgın adam
essam bey daha önce aynı eşleşmeye leon demişsiniz nooldu 2 günde fikir değiştirdiniz?:)
Valla o anki ruh halim ne diyorsa onu diyorum:)) 12 kızgın adam bayıldığım filmlerden biridir ve şu an içimden oy vermek geldi:) hatta bayıldığım birçok filme oy verememenin sıkıntısı var içimde:)) bu arada leona hala bayılıyorum:))
siz bilirsiniz ne diyim :)
İlişkiler üzerine bol diyaloglu, eli yüzü düzgün filmlerden biridir bana göre. Çok beğendim, tavsiye ederim.
evet finalin adı belli oldu, müdürümüz yok sanırım ben yazayım
oldboy: 8 oy 12 kızgın adam: 9 oy
leon: 9 oy canım kardeşim: 8 oy
12 kızgın adam ve leon finalde
o halde finalin adı
12 kızgın adam ve leon :)
Bir dövüş filminden çok daha fazlasını buldum bu filmde.
Karakterlerin dinginliği ve özellikle Tom Hardy'nin hayat verdiği Tom karakteri beni çok etkiledi. Bir insan bu kadar sessiz olup bunca şey anlatabilirmi? Geçmişte yaşadıklarını yüz ifadesinde bile rahatlıkla gözlemleyebildim. Filmin sonuna kadar tek faso vermeyen bu karakterin, kardeşinin söylediği sihirli kelimeden sonra kendini bıraktığı an filmin duygusal açıdan doruk noktasıydı bana göre. Daha öncede dediğim gibi salt dövüş filminden çok daha fazlasıydı. Savaşmadan parçalanan bir ailenin savaşarak birleşmesiydi bence. Müthiş bir film izlediğimi düşünüyorum ve tavsiye ediyorum.
çok iyi bir yorum olmuş.bu söz ise filmin en can alıcı noktasına nokta atışıdır.
Küçük bir liste oldu.Her türlü yardımı kabul etmeye hazırım :)
Kitap okuyorum ama sadece sinema ile ilgili olanları :)
Hiç yoktan iyidir :)
Son durum böyle. Oylamayı bu gece kapatayım diyorum?
Shadow of a Doubt : 1
Alphaville : 1
Possible Worlds : 2 (ayrıca bir göz kırpması var)
La Antena : 3
Happy Accidents : 2
bundan sonra benim en çok dost essam :):) metin senin yaptıkların hiç hoş değil :):)
oldboy: 8 oy
12 kızgın adam: 8 oy
leon: 9 oy
canım kardeşim: 7 oy
kıran kırana mücadele devam ediyor:)) her an dengeler değişebilir:) bir arkadaşımız daha sayarsa sevinirim. hatalı saymış olabilirim.
bak herşey bir yana bu çok doğru bir tespit işte:))) o bakımdan artı 1 verdim sana:)))
oo sana gıcık demek çok kolay madem çok sevdin ben hep derim meraklanma:))
Sabah sabah biraz kafa açmak istiyorum:).Öncelikle 12 kızgın adam filmini izlemeyen arkadaşlar,bu yazıyı okumayı şu anda noktalasınlar,çünkü bu yazı ve akabinde oluşabilecek tartışmalar yoğun bir şekilde spoiler içerir.
Gelelim konumuza,12 Angry Men filmini uzun zaman önce izlemiştim,dün akşam sitede bu kadar revaçta olunca bir daha izleme gereksinimi hissettim ve yine oldukça etkilendim.Suç ve ceza üzerine çekilmiş,çekilebilecek en iyi filmlerden biri,tartışmasız.
Yanlız kafamda çözemediğim bir durum var,cinayet silahı le ilgili yani sustalı bıçak ile ilgili.Adamı öldüren kişi,adamı öldürtükten ve adam yere düştükten sonra,yaşlı komşu 15 saniye sonra adamı merdivende gördüğünü iddaa ediyor-yaşlı adam o kadar saniyede oraya gider ya da gidemez,sorun o değil- Daha sonra yapılan konuşmalarda bıçağın üzerinde bulunan parmak izlerinin yok edildiği söyleniyor.Bununla ilgili olarak sizce;
a-)Eğer yaşlı adam yalan söylüyor ve bu olaylar 15 saniyeden fazla oluyorsa,belki 1-2 dakika delil karartmaya yetecek bir süre,niye 12 kızgın adamımız bu sürenin gerçekten olup olamayacağını hesaplamak yerine,arkadaş bu adam bu delilleri zaten bu sürede karartamaz,yaşlı adam direk yalan söylüyor çözümlemesini yapamıyor.
b-)Diyelim ki,çocuk babasını öldürdü.Anlatılan olaylarda -çocuk öldürdüyse eğer- planlanmış bir cinayet olamaz,bağırışmalar duyulmuş vs yani çocuk bıçağı parmak izi olmadan babasına saplamış olamaz.Eğer parmak izi varsa da -ki çocuk öldürdüyse muhakkak olacaktır-,yaşlı adam ve karşı apartmanda bulunan kadın yine yalan söylemiş olmuyor mu?
Sonuçta 2 durum içinde çocuk suçsuz görünüyor,aldıkları kararda bu yönde ama bu konuya hiç değinmemeleri bana çok ilginç geldi.Ya da benim atladığım birşey var,bu konuda fikri olan var mı?
Beni de salacaklardı aralarına,onları 2 gün salmazdım dışarıya,herkes suçsuz dediğinde bu sefer şaka lan şaka bence suçlu derdim,bileti olan adamı deli ederdim:))
birde kendimde şu değişimi farkettim: bu filmi ilk izlediğimle şu anki bakış açım eminim değişmiştir. çünkü ilk izlediğimdede bu çıkarımı yapmış olsaydım pat diye cevabı yapıştırabilirdim. demek ilk izlediğimde, her şeyi bir yana bırakıp çocuk suçlumu, suçsuzmu olayına kaptırmışım kendimi. aynı filme farklı pencereden bakabilmek sevindirici geldi bana:) sabit fikirli değilmişim:) demekki filmler aynı zamanda bizlerin bakış açılarınıda olumlu yönde değişime uğratıyor.
essamın getirdiği yoruma ben de katılıyorum. film suçlu/ suçsuz sonucundan çok jürinin bir davaya yaklaşım şeklini ortaya koyuyor, nitekim kamera da çocuğun/ gelişen olayın üzerinde değil, jürinin olaya bakış açısının üzerinde yoğunlaşıyor.
bir karar verilmesi gerektiğinde insanların/ jürinin nasıl yaklaştığının göstergesi bu film. yani ilk başta jüri hiç muhasebe yapmadan kendi bakış açısından/ vicdanından/ (ön)yargısından yola çıkarak bir karara vardığını filmin gelişen saatlerinde görmek mümkün [bir bir suçlu diyen jüri üyelerinin ortaya atılan tartışmalar sonucunda suçsuz diye fikir değiştirdiklerinden bunu gözlemleyebildiğimiz gibi - ki sabitlendikleri fikirleri değiştirmelerinde ne denli zorlandıklarını da görmemize olanak sağlıyor - örneğin: reklamcı olan 12 numaralı jüri üyesi (Robert Webber) kararı hakkında sürekli fikir değiştirmesi/ suçsuz diyen firma sahibi 3 numaralı j.üyesi (Lee J. Cobb) en sonunda suçsuzdur demesi. vs... aslında film seyrinde yapılan tartışma esnasında her bir j.üyesinin kişiliği hakkında bilgi akışı sağlanıyor - örneğin : 3 no.lu jüri üyesi aslında kendi çocuğu ile yaşadığı kişisel sorunu kararına yansıtması gibi: çocuğuna kızgın olduğu için cezalandırma düşüncesi yargılananın sanığın cezasını bulması eşdeğer olması gibi. vs...) (aslında her bir jüri üyesi hakkında, daha doğrusu film hakkında onca söylenecek şey var. ama bu konuya umarım bilahare değineceğim/ değinebiliriz-analizini yapbiliriz.). oysa ki karar verilmesi gereken konu kendi hayatını etkileyen doğru/yanlış kararlardan çok başka bir kişinin hayatı hakkında hüküm sürmesini göz ardı edecek kadar kendi hayatını göz önünde bulundurması -> adaletin sağlanması: A.B.D mahkeme binalarında bulunan "Justitia" heykeli (ki aynı unsurlar filmin afişinde de görmek mümkün) gibi verilen karar benlik olgusundan sıyrılmış sanığın objektiv değerlerle (göz bağı) adaletin muhasebe doğrultusunda sağlanması (terazi) ve verilen cezanın uygulanması (kılıç) şeklinde sembolize edilir. karar vermekten çok durum değerlendirmesi doğrultusunda ilerleyerek sonuca varmak olmalıdır bu süreç aslında...
a)+ b) -> zaten filmde j.üyeleri her iki tanığın yalan söylediğini ıspatlayarak (yaşlı adam o kadar sürede kapıya gelemez ve cinayet akşam karanlığında meydana geldiğinde kadın yataktan kalkıp penceresinin önünden geçen trenin arasından cinayetin işlendiği binayı görme olasılığının düşüklüğü ile yataktan kalkar kalkmaz gözlük kullanan kadınının cinayet anında gözlüğünü takmamış olması) ve bıçak konusuna da değinerek sanığın suçsuz olabileceği konusuna değiniyor.
j.üyeliği her A.B.D vatandaşının yasal hükümlülüğüdür. yani sıradan vatandaşlar: filmde de gördüğümüz üzere -> bazı j.üyelerin adaletin sağlanmasını yerine getirmesi gerektiği bir görev prosedürü olarak görmesi. filmdeki çıkarımlardan yola çıkarak bu prosedür kendi kişisel duygusundan/düşüncesinden arınamadan olguya yaklaşmasından dolayı her bir j.üyesini sanığın suçlu/suçsuz olduğunu "ıspatlayarak" "ikna etmek" gerektiğini bize gösteriyor (maalesef!-sonuçta vatandaşlar görevde-"uzmanlar" değil (8).
Saat 17 itibari ile biteceği açıklanan oylamalardaki sonuçlar:
12 Kızgın Adam 7- Leon 7
Forrest Gump 6- Canım Kardeşim 8
Oldboy 9 - Amadeus 5
yani leon ve 12 kızgın adam berabere
canım kardeşim
oldboy
evet hata yapsan da, müdürlük yapışmış valla bir kere sensiz olmaz:))valla müdür denince aklıma jeff bridges ve robin williams geliyo artık:)
hahaha :)) Fisher King'e saygılarımla :)
eveet geldim,ne izliyoruz :)
kötü tatil olur mu ya:) darısı tüm isteyenlerin başına:))
olmaz tabi.amin amin:)
İlişkilere gerçekçi bakış atan filmler
bu listede kadın ve erkek arasında geçen her nevi birlikteliği mercek altına alan filmleri toparlamak istedim. bu tür filmleri ciddiyetle takip ediyorum. öneri ve tavsiyelerinizi merakla beklemekteyim. kurmaca romantik filmlerden ziyade kadın ve erkek arasında geçen her türlü ilişkiyi ( evlilik, sevgili, arkadaşlık ) gerçekçi bakış açısıyla mercek altına almayı başarabilmiş filmleri toparlamaya çalışalım.
"Görevimiz Tehlike" serisi kimlerin elinden geçmedi bugüne kadar. Brian De Palma, John Woo, J.J Abrams son olarak ise Ratatouille'ün yönetmeni Brad Bird. Animasyon çıkışlı bir yönetmene gerçek oyuncularla çalışılan bir filmi emanet etmek tabii ki risk. Özellikle böyle hayranları olan bir seriyi. Lakin animasyon hakimiyeti, teknik yeterlilikler ve güçlü bir yönetmenlik için iyi bir referans olabilir. Bu yüzden yönetmenliğin çok sırıtmadığını belirtebilirim. Zaten böyle aksiyonu bol, dramatik yapıları daha yüzeysel filmlerde yönetmenliğin çok fazla ön plana çıkması da gerekmiyebilir. Bunun dışında hızlı kurgusu, bilmem kaç kez kullanılan Amerika Rusya arası gergin ilişkileri, dünya tehdidi teröristi vb. klişelerle görevini yerine getiriyor film. Görsel efektlerin sosuyla da sürenin nasıl geçtiği anlaşılmıyor. Gişe filmi formüllerini doya doya kullanan yapım serinin en olmamış filmlerinden bir tanesi belki de. En büyük sürprizi ise Josh Holloway'in varlığı. Artılarından bir diğeri de Sİmon Pegg'in mizah dozu. Tüm eksileri, artılarıyla seriye tutkunları orta seviyede her türlü aksiyon fırtınasını sevenleri çokça memnun etmesi muhtemel...
benim için görevimiz tehlike 2 her zaman bir numara kalacak:))) neden bilmem o bölümü acaip severim:)
evet son filmide izledim ve m.ı 2 uzak ara en iyi bölüm kaldı yine.
son bölümüde beklentilerimi çok düşürerek izledim ve sıkılmadan bitirdim.
İyi kötü ayırımı yapmadan hatırladıklarımı yazdım.Unuttuklarımı eklerseniz sevinirim :)
hiç yapmayı düşünmedim olabilir.şöyle Psişik &Psikanaliz alakalı:)
Yap tabi :) Hadi bakalım,bekliyoruz




















o zaman tebrikler 12 kızgın adam ve ilktaşıatanilkçiçeğiverene.