trmrv
trmrv İLE BİR ŞEYLER PAYLAŞ
TAKİP
Filmi beğenmeyenler en başından sonunu tahmin edenler sanırım çünkü bende çevremdeki olumlu tepkilere karşı hiç sevemedim bu filmi. Çok belliydi sonu ve izlerken umarım beni yanıltır demiştim ama yanıltmadı ve beklediğim bir son oldu, yazık oldu.
Kendini az da olsa meraktan dolayı izleten bir film ama çok fazla film izleyen ve bu tarzdan hoşlanan biriyseniz sonunu tahmin etmeniz çok da zor değil. Fazla umut ederek izlemedim iyi ki de öyle yapmışım. Çok kötü değil elbette,boş zamanlarınızda biraz geriliyim derseniz izleyebilirsiniz.
Avrupa yakası candır kandır. Ama kaygısızlar,bizimkiler özlenmicek gibi değil. Bir de Baskül Ailesi vardı onu da arada sırada özlerim. Güven pazarlama adi komandit LTD. ŞTİ. =D
vay be ne günlerdi..
aaa baskül ailesini nasıl unuturum :)) ailenin babasına bayılırdım ben.bi deri bi kemik ama adı 'gürbüz' hahaha çok iyiydi.
aynen=) eline sağlık güzel anket olmuş
teşekkürler :)
Filmi şimdi bitirdim gayet güzeldi. iki başrolünde gözlerinde kayboldum resmen ne güzel bakışlardı onlar. Filme gelirsek; romantizm ve aksiyon ne fazla abartılmış ne eksik kalmıştı her şey dozundaydı. Ayrıca olaylar arada bir hem kızın hem adamın gözünden izleyiciye sunuluyor bu da ayrı bir tat vermiş filme. ilk başlarda tereddüt etmiştim izleme konusunda ama bu saate kadar uykusuzluğu göze alarak sıkılmadan izledim.Sadece filmin başları yasak ilişki benzerliğinden olsa gerek match point'i anımsattı.Sıkılmadan izleyebileceğiniz, aksiyondan ziyade romantizm izlemek isterseniz tavsiye ederim.
Resident Evil fanatiği olarak tabiki ilk önce o . 28 gün sonra ve 28 hafta sonra'da en sevdiğim filmlerdir. Ama şu körlük (blindless) filmini hepsinden ayıran bir özellik var.Bu film çok gerçek bana kalırsa. Herhangi bir evrim geçirmeye gerek kalmadan İçimizde ki vahşeti gösteriyor film resmen. (Niye böyle bir şey yazıyorum şuan bilmiyorum fakat) Gerçek hayatta da; gazetelerin 3. sayfa haberlerinde, internette ki vahşet videolarında vs.. körlük filmini yaşıyoruz resmen zaten. O yüzden çok içime işleyen bir filmdi.İzlemenizi öneririm.
Sıkı bir Marilyn Monroe hayranı olarak Michelle Williams'ın oyunculuğunu çok yakıştırdım,çok sevimli durmuş üstünde fakat Oscar ödül törenini (en fazla onun almasını umut ettiğimden dolayı sanırım) sabahın ilk ışıklarına kadar izledim ama ne yazık ki ''En iyi kadın oyuncu ödülü'nü'' alamaması beni üzdü. Dip not: Eğer Marilyn Monroe hayranıysanız önerebileceğim bir film var o da: Poupoupidou
''Gerçekler sizi sardığında tek sığınağınız hayalgücünüz'dür.'' cümlesiyle tüm filmi özetleyen harika bir film. En sevdiğim ilk 5 filmden biridir. Arkanıza yaslanın ve kendinizi filme bırakın
YBarlas'la aynı düşüncedeyim; ne gerilimi ne korkusu? içinde zerre korku yok bu filmin. Filmin afişi,fragmanı ve yorumlar ilk başlarda ''sıkı bir gerilirim heralde izlerken'' hissi verse de filmi izleyince anlıyorsunuz hiçbiriyle alakası yok (zaten o afişte resmi olan yaratık kim? filmde yok yani öyle bişey. Tılsım filminden alınmış gibi) Bu film Tepenin Gözleri'ne ilham kaynağı olmuştur eminim fakat Tepenin Gözleri'nin yanından bile geçemez.
ilk filmde güzeldi ikincisi de. ilkinde; ''aile'' temasından dolayı daha bir geriliyorsunuz. Bundaysa daha çok silahlar,bombalar,askerden dolayı aksiyon daha fazlaydı ve değişim geçiren insanlar, (yaratık vs.. gibi başka bir tabir kullanmak istemiyorum çünkü açıkçası trajik bir olay gibi geliyor bu bana) ilk filme göre daha bir akıllıca davranıyorlar burda. Korku yönüne gelirsek çok yoktu tabi fakat ister istemez bunda da geriliyorsunuz. Öyle berbat derecede mide kaldırıcı bölümler kesinlikle yok. Bir otel, testere serisi izlediyseniz çok kolay izlersiniz bunu da. Benim puanım: 6.5/10 İyi Seyiler.
bu filmin çok hayranı var......ama ben onlardan değilim.bence abartılmış bir film......hikaye tuhaf ,karakterler tuhaf ama en tuhafı ise oyuncular(birbirlerine en eblek bakan çiftler herhalde).....hikayedeki aşk ise tam evlere şenlik.....inandırıcı olmaktan çok çok uzak bir film........
Pardon ama vampirler parlamaz canım.İşte bu yüzden inandırıcı değil.
taylor lautner filmde her sinirlendiğinde hah şimdi kurda dönüşecek hissi vardı. etkisinde kalmışım demek ki diğer rolünün. alacakaranlık serisinde gayet iyiydi,bu filmde de oyunculuğuna laf edemem çok fazla ama filmin hangi ara bittini anlayamadım; ben daha ortalarındadır diye düşünürken 4-5 dk'sı kaldığını görünce çok şaşırdım.Çok büyük umutla izlenmemeli tabi. orta derecede iyiydi
sadece fragmandan gördüğüm kadarıyla güzel bir filme benziyor. Açelya devril yılhan'ı hiç tanımıyorum ama çok çekici bir yanı var insanın izleyesi geliyor filmi.
Aslında gerçekten ne kadar yalnızmışız.Bu duyguyu tek başına yaşamamak insana iyi hissettiriyor kendini. Sonundaki mfö şarkısıyla iyice duygusallaştırıp biraz daha anlam kazanan film. Etkilemesini beklemezdim ama etkiledi.
Olaya gereksiz bir masumiyet katıldığında nasıl da eriyip bitiyor halkımız anlam veremiyorum.Sizin aşktan anladığınız; geceleri barlarda içip içip tanımadığı bir adamın evine gidip sonra ''sevişmek yok'' demesi mi?(çok masumca. her kafası iyi olduğunda başka başka adamların evine gidip onlara hıv bulaştırmamak için çok düşünceli bir yapıya sahip bravo) yoksa adamın da ona elini bile sürmemesi mi? Onun dışında Melike güner'in oyunculuğu bana kalırsa gerçekten çok yapmacık durmuş hele o durmadan masum masum dudaklarını bükerek konuşmaya çalışması çok sahte. Çok abartılan bir film olduğunu düşünüyorum.Halil sezai paracıkoğlu'nun bir kaç yerdeki performansı ve müzikleri dışında benim için birşey ifade etmeyen bir film.
çok sevimli ve eğlenceli bir amerikan filmi.Şöyle arkadaşlarınızla birlikte keyiffli vakit geçirmek için izlenir
















Başlığı ilk okuduğumda aklıma hemen 'Gelin' geldi fakat terminatör'ü görünce işler değişti.O akıl hastanesinde ki tavırları,konuşmalarıyla çok sert ve karizmatik bir karakterdi kesinlikle.Oyum sarah connor'a