Dram | 101 dakika
Vizyon tarihi: 03 Şubat 2012IMDB Puanı: 8.00
Dil: İngilizce
Yönetmen: Steve McQueen
Senaryo: Steve McQueen (+1)
Başroller: Michael Fassbender, Carey Mulligan, James Badge Dale
Yönetmen ve görsel sanatçı Steve McQueen, ikinci filminde Hunger / Açlık'taki gibi başrolü yine Michael Fassbender'e veriyor. Fassbender, otuzlu yaşlarında, cinsel dürtülerine hâkim olamayan, her daim azgın bir New Yorkluyu canlandırıyor. Brandon'ın iş, ev ve barlardan ibaret tekdüze yaşamı, fahişeler ve porno filmler arasında geçmektedir. Dik başlı kız kardeşi Sissy birkaç gün kalmak için evine gelince, hayatı birden rayından çıkar. Utanç, saplantı, ihtiyacın doğası ve hayatta yaptığımız seçimler üzerine, son derece sakin ve minimalist bir film.
KADRO
Michael Fassbender (Brandon)
Carey Mulligan (Sissy)
James Badge Dale (David)
Nicole Beharie (Marianne)
Hannah Ware (Samantha)
Elizabeth Masucci
Jake Richard Siciliano
Robert Montano
Anna Rose Hopkins
Alexandra Vino
YORUM YAZ
YORUMLAR (8)
Şahsına münhasır yorumumdur, bunu göz önüne alalım...
Vallahi ben 'gereksiz' buldum filmi. Dün Hunger bugün Shame yarın ne olacak? The Shit? A Golden Pee?
İşte sanatın toplum için olmasının anlamı bu benim için. 100 dakikalık Shame' in %10' unda sanat diye gözüme bazı 'şeyleri' sokarlarsa bende küfrederim tabi. Bunun sonu İdioracy' de "Ass The Movie" adlı, aralarında en iyi filminde olduğu 8 oskarlı filme gider. Yada Clerks 2' den hatırlarız:

Dinner for Schmuckstan Kieran' ın sözlerini hatırlayalım;
- Her zaman çalışmalarımda biraz gerilim yaratmaya çalışırım. Bir keresinde eleştirmenin biri
çalışmalarımdan biri için "Bence iğrenç olmuş." dediğinde ben de "Ne güzel işte! Amacım da
zaten bakanları iğrendirmek." dedim. Bazen bir parça üzerinde çalışırken diyorum ki: "Hayır, bu çok ...tan oldu." Sonra da mecazi bir anlam içersin diye parçanın üzerine bir miktar ... sürüyorum.
Vallahi sürmüşsün Steve Mcqueen
Anlayana Beginnerstan tepkime destek bir foto;
Yani sonuç olarak ya git mertçe 9 songs, Lie with Me, İntimacy, Principle of Lust, Baise Moi, The Band, Ken Park gibi bir şey çek açıkça niyetini belirtmiş ol, yada "bir hastalığı gözler önüne seriyorum kardeşim" ayağı yapma ideolojiye tutun Sodomun 120 Günü, Caligula çek. Onada henüz birikimin yok anladığım kadarıyla.
Ha madem filme bir fiil yaptım zevkli hâlede getirmem gerekirse, yani oyuncuları gözlemleyecek olursam Michael Fassbender bu filmde de 300' den beri mesleğinin gereklerini göze çarpan bir şekilde yerine getiriyor. Tatlı kız Carey Mulligan ise yorum yapmamı zorlayacak kadar kısa süre ekranda gözüksede bir farklılık, ayrı bir yorum getirmiş.
3/10 puanıda verdim gitti.
Bu filmin fizyona girme konusu soru işaretlerine gebeydi üç şubatta giricekmiş Michael Fassbender ve Steve McQueen ikinci birlikteliği Hunger filminde ki kadar performansıda çok iyiydi (son zamanlarda pek çok filmde karşımıza çıkıyor ve her defasında bizi kendine hayran bırakıyorMicheal F.)bu filmin konusu biraz enteresan gelebililir ,fakat izlemenizi tavsiye ederim bazen gerçekler tam karşımızda olabilir farkında olmasakta...


























Bu filme iyi veya kötü demeyeceğim, sadece filmi izlerken ve film bittikten sonra bana çağrıştırdıkları bakımından aklımda nelerin uyandığını belirtmek isterim. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki her yönüyle "cinsellik" mevzusu, insanoğlunun kadim dünyadan bugüne kadar yaşadıkları açısından değerlendirildiğinde, insan yaşamında kimsenin önemini yadsıyamayacağı bir gerçeklik, güdü, istek ya da başka birşey, ne derseniz deyin. Freud'un neredeyse her şeyin dibine yerleştirdiği cinselliği insanların gözüne gözüne sokma ihtiyacı hissetmesi boşuna değildi. (Cinsellik'ten kasıt sadece cinsel ilişki değil, daha çok güdü ve istek) Hatta daha net bir tespit yapmak gerekirse, modern dünyanın sac ayakları ve taşıyıcıları düşünüldüğünde, bana göre bunlardan birisi "devlet", diğeri "sermaye" ve üçüncüsü de "cinselliktir". Bu bakımdan gerçek manada "cinselliği" konu alan herhangi bir eser, kitap yada film, her zaman dikkatimi çeker ve düşünmeye değerdir, çünkü bilirim ki o eser beni anlatır, yani insanı. O güdüler ve istekler bende de vardır, ve anlattığı benim hikayemdir.
Filmin yer yer bunalttığı, sıktığı, incittiği yada yaraladığı doğrudur, ki eğer bunları yerine getiriyorsa görevini yerine getirmiş demektir. Sonuçta bir sex ve mastürbasyon müptelası bir adamın hikayesi anlatılıyor, bu müptelalığın altında ise nelerin yattığı hem aşikar hem de üstü örtülü, biraz size bağlı.
Filmi sadece bir "sex" filmi olarak göremedim ben maalesef. Film bitip de cast yukarı doğru aktığında, tek düşündüğüm "yalnızlık"tı, evet yalnızlık, ve evet çok korktum. "Yalnızlık Allaha mahsustur" sözü geldi aklıma, ve modern insanın Tanrı'yı oynaması sonucunda sahip olduğu yalnızlık. Ama bir problem vardı; insan Tanrı değildi! İçinde yaşadığımız medeniyet, kendi çocuklarına iyi davranmıyor maalesef, ve cefasını da fazlasıyla çekiyoruz, vesselam...
aşk mı yok artık,sadece oyunculuğuna hayranım,fiziksel bir beğeni sözkonusu değil.gosling'i de beğenmiyorum demedim o da iyi bir oyuncu,filmlerinin çoğunu izledim ama aynı seviyede değil,yani bu tarz filmlerin altından kalkabilecek kadar iyi değil fakat her filmde geliştiğini gösteriyor.evet,hunger propogandasını yıllarca yaptım,yine yaparım aslında shame için de yaparım ama başka bir yöne çekilir,hiç hoş olmaz:)
aşk aşk:)) şaka bir yana the hunger konusunda katılıyorum, o filmi sırf o 2 kişilik diyalog sahnesi için bile izlerim bir daha. shame konusundada rahat ol bence. sonuçta buda bir film ve fassbender çok iyi performans göstermiş. başka yönede çeken çeksin ne yapalım. bu her zaman başımıza gelebilecek bir durum zaten.